Connect with us

Atık ve Geri Dönüşüm

Atığın Simyası: Biyometanizasyon ve Kentlerin Enerji Dönüşümü

Published

on

Kentsel katı atık yönetiminde biyometanizasyon, modern şehrin “karanlık yüzü” olan çöpleri, bir simyacı edasıyla parlayan birer enerji ve yaşam kaynağına dönüştüren stratejik bir sanattır. Şehirleşmenin beton soğukluğu ve kontrolsüz nüfus artışı, ufuk çizgimizde devasa çöp dağları oluştururken; bu yığınlar yalnızca birer estetik kusur değil, aynı zamanda atmosferin ciğerlerine sızan sinsi birer iklim tehdididir. Çöplüklerin derinliklerinde, hapsedilmiş gıda atıklarının kontrolsüzce çürümesiyle salınan metan gazı, küresel ısınma potansiyeli bakımından karbondioksitten katbekat daha yıkıcı bir güce sahiptir.

Biyometanizasyon sistemi, bu vahşi yıkımı disipline eder. Kapalı ve izole tanklarda (anaerobik reaktörler) gerçekleştirilen bu süreç, atığın hacmini bir hayal gibi küçültürken, açığa çıkan enerjiyi medeniyetin çarklarını döndürmek üzere yakalar. Ankara’daki Mamak Katı Atık Entegre Tesisi’nde olduğu gibi; çöpten süzülen enerji sadece ampulleri aydınlatmakla kalmaz, motorların terlemesiyle oluşan atık ısı, kışın ortasında seraları birer bahar bahçesine çevirerek orkidelerin ve çileklerin can suyu olur.

Mikrokozmosun Sessiz İşçileri ve Dört Aşamalı Bayrak Yarışı

Bu sistemin kalbinde, oksijenin ölümcül bir zehir sayıldığı karanlık bir evren yatar. Burada milyarlarca mikroorganizma, kusursuz bir hiyerarşi ve yardımlaşma içinde çalışır. Süreç, karmaşıklıktan sadeliğe uzanan dört perdeyle sahnelenir:

    1. Hidroliz (Parçalanma): İlk işçiler, devasa organik molekülleri enzimleriyle kuşatarak onları suda çözünebilir küçük yapı taşlarına ayırır. Bu, karmaşık bir mimari yapının, her biri değerli olan tuğlalarına geri döndürülmesidir.

    2. Asidojeniz (Asit Oluşumu): Parçalanan bu yapı taşları, asidojenik bakteriler tarafından tüketilerek uçucu yağ asitlerine, karbondioksite ve alkollere dönüştürülür. Ortam artık biyolojik bir mutfağa dönüşmüştür.

    3. Asetojeniz (Asetat Oluşumu): Üçüncü aşamada, ara ürünler daha da rafine edilerek metan üretiminin ana hammaddesi olan asetat, hidrojen ve karbondioksite indirgenir.

    4. Metanojeniz (Metan Oluşumu): Nihai sahnede, evrimin en kadim üyelerinden biri olan metanojenik arkeler devreye girer. Bu hassas canlılar, önceki aşamalardan gelen ürünleri sentezleyerek %50-75 oranında metan içeren biyogazı üretirler.

Shutterstock

Kırılgan Dengeler ve Yaygın Yanılgılar

Sektördeki en büyük hata, bu reaktörleri her şeyi öğüten “mekanik bir mide” sanmaktır. Oysa biyometanizasyon, biyolojik bir saat kadar hassastır. Ko-sindirim (Co-digestion) stratejisi uygulanmadan, yani farklı karbon-azot oranlarına sahip atıklar (örneğin gıda atığı ile hayvansal gübre) doğru oranlarda karıştırılmadan verim almak imkansızdır.

  • Asitlenme Riski: Eğer “asit yapıcılar” ile “metan üreticiler” arasındaki denge bozulursa (genellikle aşırı yükleme nedeniyle), ortam hızla ekşir. pH seviyesinin $6.5 altına düşmesi, metanojenlerin sessiz ölümüne ve sistemin felç olmasına yol açar.

  • Saflık ve Kaynakta Ayrıştırma: Hindistan’ın Indore şehrindeki başarı hikayesi, teknolojiden ziyade toplumsal disiplinin zaferidir. Plastik veya metal parçaları, reaktörün mekanik kalbini (pompalar ve karıştırıcılar) parçalayan birer hançer gibidir.

  • Biyogaz vs. Biyometan: Ham biyogaz bir hammas maddedir; ancak içerisindeki CO2 ve H2S (hidrojen sülfür) gibi safsızlıklar gelişmiş membran veya yıkama üniteleriyle (upgrading) temizlendiğinde, doğal gazın eşdeğeri olan yüksek kalorili biyometana dönüşür.

Sürecin sonunda elde edilen fermente ürün (digestat), toprağın kaybettiği ruhu ona geri veren, kimyasal gübrelerin yapaylığından uzak, muazzam bir organik kondisyonerdir.

Sıfır Atık

Mini Çöp Kamyonunda Elektrikli Bir Seçenek

Published

on

OTOKAR Otomotiv ve Savunma Sanayi A.Ş. yüzde 100 elektrikli kamyonu e-Atlas’ın satışına başladı

Koç Holding Topluluğu şirketlerinden Otokar, Atlas kamyon ailesinin yüzde 100 elektrikli yeni üyesi e-Atlas’ın ilk satışını yaptı.

Otokar, bu satışla Türkiye’deki ilk elektrikli hafif kamyon satışını da gerçekleştirirken, e-Atlas, Standart Katı Atık şirketi filosunda, yoğun insan trafiğinin olduğu dar sokaklarda çöp toplama aracı olarak görev alacak.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Otokar Ticari Araçlar lideri Kerem Erman sektörde 20 yıla yakın süredir alternatif yakıtlı araçlar alanında önemli başarılara imza attıklarını belirtti.

Erman, ”Kamyon ürün ailemize eklediğimiz ve aynı zamanda ilk satışını gerçekleştirdiğimiz e-ATLAS ile başarı hikayemizi bir adım daha ileri taşıyoruz. Türkiye’de satılan ilk elektrikli hafif kamyonun Otokar e-ATLAS olması bizim için ayrıca mutluluk verici. Otokar’ın elektrikli kamyon ailesi yeni modellerle önümüzdeki dönemde büyümeye devam edecek” ifadelerini kullandı.

Erman, geçen yıl satılan her beş hafif kamyondan birinin ATLAS olduğunu bildirerek, ”Şimdi ailenin yeni üyesi e-Atlas, kentsel lojistik, ekspres teslimat, soğuk zincir taşımacılığı başta olmak üzere ticarete çevreci bir çözüm sunacak. Farklı sürüş modlarıyla işletmelere daha yüksek verimlilik sağlayacak olan e-ATLAS, sıfır emisyon ve sessiz sürüş özellikleriyle de şehir yaşamına katkı sağlayacak” açıklamasında bulundu.

ESNEK YAPISIYLA HER HİZMETE UYUM SAĞLIYOR

Zor koşullara dayanıklılığı ve yüksek performansıyla kullanıcılarının yükünü hafifleten Atlas ailesinin yeni üyesi e-Atlas, sıfır emisyon, sessiz sürüş, konfor ve güvenliği bir arada sunuyor. Şehir içi kullanıma uygun kompakt boyutlarıyla dar sokaklarda kolaylıkla manevra yapabilen e-Atlas, 115 kW motor gücüne sahip. Araç, tam şarjla 200 kilometre menzil sunuyor

Continue Reading

Kompost

Evde Kompostlaştırmanın Etkinliği ve Kompost Kalitesi

Published

on

Bu çalışmada evde kompostlaştırmanın verimliliği ve üretilen kom postun kalitesinin belirlenmesi amacıyla et ve balık atıkları dahil olarak evde üretilen tüm organik atıklara için 8 ayrı kırsal alanda 880 kompost kovası ile yapılmıştır. Verimlilik belediye tarafından toplanan organik atıkların azaltılması açısından d eğerlendirilmiştir. Ortalama olarak 126 kg /kişi.yıl veya 380 kg/kompost kutusu.yıl kompostlaştırma oranına denk gelen %77 verim elde edilmiştir. 880 kompot kovasından 90’ında kompost kalite tespiti yapılmıştır.

Düşük C/N (Karbon/Azot) oranı (10-15),  düşük uygunsuz atık eklenme oranı (0.27 ± 0.44% fiziksel kirletici maddeler-kuru madde ), düşük ağır metal içeriği (94 % 2,1 N,% 0,6 P,% 2,5 K,% 0.7 Mg ve ortalama% 3,7 Ca, kuru madde) ve yüksek besin içeriği ile kompost kovalarının kullanımı başarılı bi reşekilde gerçekleşmiştir. Yüksek nem oranı (numunelerin% 48’inde % 70’in üzerinde) kompost için gerekli olan aralıklarda olduğu gözlemlendir. Bu çalışma, et ve balık atıkları gibi evsel organik atıkların da evde kompostlaştırılmasının uygulanabilir bir uygulama olduğunu göstermektedir. Evlerimizde kompostlaştırma bireylere ve ailelere evsel atıklarını azaltmalarını ve saksı ve bahçeler için faydalı kompost üretmelerine yardımcı olur.

Avrupa ve Kanada’da evlerde üretilen organik atıkların  kompostlaştırılması işlemi bu atıkların %50 oranına kadar mümklün olabilmektedir. Yani evlerde üretilen organik atıkların %50’si sorunsuz bir şekjilde evlerde kompostlaştırılabilir. Bu sayede toplama taşıma ve depolama maliyetleri % 34-50 arasında azalırken standart depolamaya göre ise % 40 azalmaktadır (Adhikari ve ark. 2010).

Ev kompostlaştırma programlarının etkinliği

Sekiz çalışma alanındaki kompostlaştırma programlarının başlamasından önce ve sonrası, belediye hizmet kaplarında toplanan atık kompozisyonu için sonuçlar, verimliliği hesaplamak için gereken verilerle birlikte Tablo 2’de gösterilmektedir.

Toplanan toplam atık miktarı, programın uygulanmasından önce 1164 kg’dan, bir yıl sonra% 10 azaltılarak 1012 kg’a düşmüştür. Organik olmayan atıklar % 8 oranında artarken, kaplarda toplanan organik atıklar daha önce 527 kg’dan % 39 oranında azalarak 324 kg düşmüştür. Tüm çalışma alanında başlangıçdaki organik atıkların yüzdesi %45,3 iken evde kompostlaştırma proğramı uyglandıktansora otalama olarak %13.3’lük bir azalma sağlayarak bu oran %32’ye düşüştür.  Bu oran kapsamında verimlilik yaklaşık olarak % 77,3 olarak hesaplanmıştır.

Yukarıda yer alan tabloya göre çalışma alanlarının tümünde konteynırlarda organik atık yüzdesinde %7-22 arasında olduğu gözlemlenmiştir.

Genel olarak sonuçlar incelendiğinde konmpost kovası bulunan evlerin %60’ında  konteynerlerdeki organik atık miktarı %45,3 iken çalışma sonunda bu oranın % 25,7’lere düştüğü tespit edilmiştir. Ayrıca bu sistemlerde verim aynı hanede yaşayan bireylerin bu proğrama verdiği destekle doğrudan ilgilidir.

Continue Reading

Kompost

Kompost Aşılama

Published

on

Bitkilerin uygun büyüme ve gelişmeleri için,  uygun konsantrasyonlarda besin maddelerine etkili bir şekilde erişebilmelidirler. Temel elementler, birkaç bölüme ayrılabilir,  birincil makro nütriend maddeleri (azot, fosfor ve potasyum), ikincil makro nütriend (kalsiyum, magnezyum ve sülfür) ve mikro nütriend maddeleri (klor, demir, bor, manganez, çinko, bakır, nikel ve molibden ) (Castro ve Gómez, 2010).

Günümüzde, bitkiler için gerekli olan bu besleyici elementler, kimyasal gübreler vasıtası ile sağlanmaktadır, ancak bu tarımsal kimyasallar ekinlere sadece mineral sağlar, toprak dengesini iyileştirmek için stabilize organik madde sağlamazlar. Onların ayrımsız kullanımı topraktaki verimlilikteki kayıpları provoke etti ve organik madde içeriğini olumsuz etkiledi (Valenzuela ve Torrente, 2010).

Örneğin, yüzey topraklarına azotlu kimyasal gübre ilavesi, hem azot hem de karbon döngülerini etkileyen kimyasal, fiziksel ve mikrobik özellik değişiklikleri üretir (Matocha ve diğerleri, 2016).Bu nedenle besin maddelerini ve organik maddeleri toprağa veren gübrelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu şekilde, kompostun besin maddeleriyle ve bazı durumlarda bitki büyümesini teşvik eden bakterilerin ve diğer mikroorganizmaların eklenmesiyle beslenmesinin besleyici özelliklerini arttırmak için önemli bir stratejisi vardır (Ahmad ve ark., 2008). İkinci durumda, canlı organizmaların her bir grubunun, tüm sistemin fizikokimyasal veya biyolojik dengesini bozmadan besinlerini alabilmesini sağlamak için toprak mikroorganizmaları ile bitki arasında karşılıklı bir ilişki oluşturulur. Örneğin, endofitik bitki büyümesini teşvik eden bakteriler, bitki kökleri içinde büyümekte, bitki hormonlarını salgılamak, azot sabitlemek, fosfor alımını arttırmak ve inorganik fosfatları çözündürmek suretiyle bitkiler için faydalı bir etki yapmaktadır (Paul, 2007). Genel olarak komposta besin maddesi ilavesi, besleyici özellikleri ve düşük maliyeti nedeniyle çiftçilere daha cazip hale getiren toprağa yararlı özel bir biyolojik gübreye neden olabilir.

Azota kompost desteği

Azot, bitkiler ve mikroorganizmalar tarafından gereken en inorganik besindir. Nitrojen, nükleik asit, amino asitler, amidler, proteinler, nükleotidler, koenzimler vb. Sentezinde kullanılır, bu nedenle bitki büyümesinde en sınırlayıcı faktör olarak kabul edilir (Braghini ve diğerleri, 2012; Castro and Gómez, 2010). Atmosfer yaklaşık% 78 gaz halinde azot içeriyor olsa da, havadan sabitlemek için uygun biyokimyasal mekanizmalara sahip olmadığı için bitki ve hayvan gibi ökaryot organizmalar doğrudan bu elementten yararlanamazlar (Braghini ve ark., 2012). Buna karşın, bakteriler, atmosferik azotu sabitleme yeteneğine ve bitki formları (amonyum, nitratlar ve nitritler) tarafından asimile edilebilir hale getirme özelliğine sahiptir (Madigan ve diğerleri, 2009; Watson, 1971). Öte yandan, bitkiler azotu inorganik formlarda absorbe eder. Özellikle amonyum azotunu daha düşük bir seviyede ve nitrik azotu daha yüksek bir seviyede asimile eder (Castro ve Gómez, 2010).

Continue Reading

Güncel