Genel
İleri Arıtım Teknikleri

İleri ArıtımTeknikleri
1. Membran Ayırma Teknolojileri
Karışımları ve safsızlıkları, ayırma ve saflaştırma işlemi için kullanılan yöntem, geleneksel teknolojilere göre amortisman süresinin uzun faka enerji ihtiyacının düşük olmasından dolayı son yıllarda revaçta olan bir teknolojidir. Membran teknolojilerinin yaygın olarak kullanılmaya başlamasının önemli nedenlerinden biri işletme kolaylığıdır. Bu teknoloji fiyat/ verim (fayda/maliyet) açısından sektörde rekabetçi bir teknoloji olarak görülmektedir. Membran Ayırma Teknolojisi Amerika Çevre Ajansı tarafında da en iyi arıtma teknolojileri arasında sayılmaktadır.
Membran Teknolojileri:
1-İçe Suyu Temininde; Tuzlu ve acı sulardan ki ucuz su kaynaklarının olmadığı bölgelerde içme suyu temini için,
2- Evsel ve Endüstriyel Atık Suların Arıtılmasında; Özellikle parçalanması zor bileşikler içeren atıksuların arıtımında ve yeniden kullanılması için,
3- Tehlikeli Atıkların Bertarafında; endüstriyel ultra saf su eldesinde, ilaç sanayinde, gıda sanayinde ve biyoteknoloji gibi alanlarda kullanılmaktadır.
1.1 Genel Bilgiler
1.1.1. Membranların Yapısı
1.1.2. Membran Modül Konfigürasyonları
1.1.2.1. Tübüler Membranlar
1.1.2.2. Hollow Fiber Modülleri
1.1.2.3. Plaka ve Çerçeve Modüller
1.1.2.4. Spiral Sarım Süzücüler
1.1.2.5. Akı, Su Kazanımı, Rejeksiyon
1.2. Membranın Tanımı
1.3. Membran Hazırlanmasında Kullanılan Materyaller ve Bazı Metodlar
1.4. Membranların Sınıflandırılması
1.4.1. Ters Osmoz
1.4.2. Ultrafiltrasyon
1.4.3. Diyaliz
1.4.4. Elektro Diyaliz
1.4.5. Elektroforez
1.4.6. Sıvı Membranlar
1.5. Tahrik Türlerine Göre Membran Prosesleri
1.5.2. Basınç Tahrikiyle Yapılan Membran Prosesleri
1.5.3. Elektrik Tahrikiyle Çalışan Membran Prosesleri
1.6. Akım Türleri (Cross Flow /Dead-end)
1.7. Membran Kirlenmesi/Tıkanması
1.8. Trans Membran Basıncı
2. Membran Biyoreaktörler (MBR)
2.1. Genel Membran Biyoreaktör Tanıtımı
2.2. Tasarım ve İşletim Parametreleri
2.3. Membran Konfigürasyonları
2.4. MBR’ların Konvansiyonel Sistemlere Göre Avantajlar
2.5. MBR’ların Genel Dezavantajları
2.6. MBR’larda Çıkış Suyu Kalitesi
2.7. Membran Kirlenmesi/Tıkanması
2.8. Membranların Temizliği
3. İleri Oksidasyon Prosesleri (İOP)
3.1. Genel Bilgi
3.1.1. İOP Verimini Etkileyen Su Kalitesi Parametreleri
3.2. İOP’lerin Sınıflandırılması
3.2.1. Hidrojen Peroksit/Ozon
3.2.2. UV Sistemleri
3.2.2.1. Ozon/UV
3.2.2.2. Hidrojen Peroksit/UV Radyasyon Prosesi
3.2.3. Kavitasyon
3.2.4. Katalizör – TiO2/UV
3.2.5. Fenton Tabanlı İOP
3.3. Su ve Atıksu Arıtımında Uygulamaları
3. 4. Ultraviyole Işını (UV) ile Dezenfeksiyon
4. İyon Değiştirme -Tersinir
4.1.Toplam Deiyonizasyon
4.2. iyon Değiştirmede Kimyasal Denge
4.3. İyon Değiştirici Türleri
4.3.1. Güçlü Asit Kolanları
4.3.2. Zayıf Asit Kolonları
4.3.3. Güçlü Baz Kolonları
4.3.4. Zayıf Baz Koılonları
5. Azot Giderimi
5.1. Nitrifikasyon
5.2. Denitrifikasyon
5.3. Birleşik Karbon Oksidasyonu, Nitrifikasyon-Denitrifikasyon
5.4. Amonyak Sıyırma
6. Biyolojik Yöntemlerle Fosfor Giderimi
6.1. A/O Proseisi
6.2. PhoStrip Prosesi
6.3. Ardaşık Reaktöör Prosesi
7. Biyolojik Yöntemlerle Azot ve Fosforun Beraber Giderilmesi
TERS OZMOZ SİSTEMİ Nedir?
Ters Ozmoz Sistemleri üzerinde “membran kabı / Housing” olarak tanımlanan basınçlı kaplar vardır, membranlar bu kapların içerisine yerleştirilir. Membran ve Membran kaplarının sayısı ve dizilimi suyun kimyasal özelliği ile ilişkilidir.
Ters Ozmoz prensibinde Su, membranların içinden yüksek basınçla geçmelidir. Bu nedenle Yüksek Basınç Pompaları kullanılır. Ters Ozmoz membranları, kartuş filtreler gibi fiziksel bir filtre olarak kullanılmak üzere tasarlanmamıştır.
Ters Ozmoz membranlarını katı ve sert cisim formlarındaki kirliliklerden korumak için fiziksel 5 veya 1 mikron hassasiyetinde kartuş filtreler kullanılır.
Membranları olumsuz etkileyen diğer tehlikelerden olan karbonatlar ve sülfat içerikli çökelebilen kristal tuzlar için membran koruyucu antiskalant kimyasalları kullanılır.
TERS OZMOZ SİSTEMİ Nasıl Çalışır?
Ozmoz Prensibi; osmotik basınç kullanılarak, mineralce zengin olan suyun, yarı geçirgen bir membranın diğer tarafına mineralleri azaltılmış olarak geçirilmesi işlemidir.
Yarı geçirgen membran sadece çok küçük atom ve atom gruplarını (su molekülleri, gazlar ve bazı küçük organik moleküller gibi) geçirir. Diğer çözünmüş iyonları yarı geçirgen membran sayesinde iyi su tarafına geçirmez.
Ters Ozmoz prosesi, Ozmoz olayına göre daha etkin bir avantaj sağlar. Ozmotik olayda yarı geçirgen membranlar sayesinde; iletkenliği düşük su, tuzlu su tarafına doğru doğal geçiş yapar. Ters Ozmoz sistemi ile tuzlu su tarafına basınç uygulandığında ozmoz olayı tersine döner ve tatlı su elde edilmeye başlanır.
İŞLETME
1. Membran Kabı /Housing
2. Deşarj Borulama Hattı,
3. Diziliş
4. Atık Vanası
5. Yüksek Basınç Pompası
6. Selonoid ve Bağlantı
Panoları
7. Flush Vanası
8. CIP Besleme
9. Üretim Hattı
10. Üretim hattı
11. Atık Vanası
12. Membran Kabı üretim
KİMYASAL YIKAMA DÜZENEĞİ ( CIP Sistemi )
TERS OZMOZ MEMBRANLARI
Ters Ozmoz membranları her uygulama için farklı özelliklerde imal edilebilir; Örneğin Gıda işletmelerinde sıcak su ile yıkanabilir hijyenik membranlar, Yüksek Bor içeren sularda Bor giderimi için tasarlanmış özel membranlar, Full –Fit membran tipleri, TOC giderimi için üretilen özel tip membran modelleri başlıca örneklerdir.
Ultrafiltrasyon (UF) sistemleri; emülsiyon haline getirilmiş sıvı yağlar,metal hidroksitler, kolloidler, bulanıklık, emülsiyonlar, askıda katı maddeler ile sudan ve diğer çözeltilerden ağır büyük moleküllerin düşük basınçlı sistemlerle sudan uzaklaştırma prosesidir.
Ultrafiltrasyon bir membran teknolojisi olup, düşük basınç altında çalışan ve suyun kimyasal yapısında hiçbir değişiklik yaratmayan bir teknolojidir.
Ultrafiltrasyon membranları Nanofiltrasyon ve Ters Ozmoz membranlarından farklı yapıda olup Hollow Fiber membranlardır. Membran yapısı PES, PVP, PVDF, PS malzemeden imal edilir. Diğer membranlara göre daha zor ve kimyasal içerikli sularda daha rahat çalışır. Membran ömrü, uygun işletme bakım şartlarında Nanofiltrasyon ve Ters Ozmoz membranlarına göre çok daha uzun ömürlüdür.
Ultrafiltrasyon Sistemi Özellikleri
- Frekans Kontrollü Besleme Pompası,
- 200 mikronluk Ön Filtre,
- Ultrafiltrasyon Ünitesi,
- Kimyasal Yıkama Sistemi ve Dozaj Sistemleri,
- Ters Yıkama Deposu ve Pompası
- Otomasyon Ünitesi
Ultrafiltrasyon Sisteminin Kullanıldığı Uygulamalar,
- İçme Suyu Hazırlama işleminde,
- Ters Ozmoz Sistemi Ön Filtrasyonu,
- Deniz Suyu Filtrasyonu
- Nehir, göl ve kuyu sularının hassas filtrasyonu,
- Arıtılmış Atık Suyun Geri Kazanımında
- TOC ve Renk Gideriminde,
TERS OZMOZ MEMBRANLARI
Ters ozmoz genellikle su için kullanılan filtrasyon işlemidir ve kompleks bir membran teknolojisidir. Ters Ozmoz membranları, su ve çözünmüş iyonların üretim tarafıa geçmesine izin verirken düşük molekül ağırlıklı organik maddeler ile tuzları konsantre atık şeklinde sudan ayırır.
Membranlar her uygulama için farklı özelliklerde imal edilebilir;
- Endüstriyel uygulamalarda kullanılan Endüstriyel Tip Membranlar, (Düşük ve Yüksek Basınç Membranlar)
- Deniz Suyu Membranları
- Şarap, Bira ve Süt üretim proseslerinde kullanılan Hijyenik Membranlar;
- Gıda, ilaç ve diğer endüstriyel üretim yapan işletmelerde sıcak su ile yıkanabilir Sanitary Membranlar,
- Yüksek Bor içeren sularda Bor giderimi için tasarlanmış özel membranlar,
- Full –Fit membran tipleri,
- TOC giderimi için üretilen özel tip membran modelleri başlıca membran tiplerini sıralayabiliriz.
Ultrafiltrasyon(UF) membranları
- Ultrafiltrasyon membranları, molekül ağırlığı ayırma sınırı (Molecularweightcut- off-MWCO) ile tanımlanır.
- UF membranları için işlem basıncı genellikle 1,5 ve max. 4 Bar arasındadır.
- UF membranları 0,005-0,2μm arasında gözenek çapına sahiptir ve böylece molekül ağırlığı ayırma sınırı MWCO 1.000 -500 000 Dalton olan makro molekül içeren sıvıları saflaştırılır, fraksiyonlanır ya da konsantre edilir.
- Seçilen MWCO ya göre membran, çözünmüş tuzların, su ve suda çözünmüş düşük molekül ağırlıklı maddelerin geçmesine izin verir. Süspanse katılar ve yüksek molekül ağırlıklı suda çözünmüş maddeler membranda alıkonarak konsantre edilir.
- Geniş pH aralıklarında çalıştırılabilir. Öyle ki klorlu besleme sularının arıtılması özelliğini sağlamasında veya membranların oksitleyici kimyasallar ile temizlenmesinde oksidan maddelere karşı oldukça toleranslıdır.
- Sistemde düşük basınç kayıpları yaratır, enerji tasarrufu sağlar,
- UF membranlar ters Ozmoz membranlarına oranla daha uzun ömürlüdür.
Membran yüzeyindeki tıkanmaların nedenleri silika, kalsiyum, magnezyum, sülfat gibi iyonlardır. Kristal tuzların ( CaCO3, SrSO4,CaSO4, BrSO4 gibi…) önleyicisi olarak da tanımlanan antiskalantlar, yüksek kireç ve kirlilik çözme kapasitesi ile, kirliliği azaltarak, membran temizleme süresini uzatır.
Doğru antiskalant kullanımı, membranların tıkanmadan çalışmasını ve uzun ömürlü olmasını sağlamaktadır, bu nedenle membran üreticileri de antiskalant kullanımı konusunda kullanıcılara tavsiyelerde bulunmaktadır.
Antiskalant seçimi membran tipine ve uygulanacak ham suya göre seçilmelidir. Her su için aynı antiskalant kullanılmaz. Örneğin Deniz suyu için kullanılan antiskalant ile içeriğinde silikat iyonunun yoğun olduğu kuyu suyunda aynı kimyasal kullanılmaz.
Kullanılacak Antiskalant Özellikleri Ne Olmalıdır?
- Ters Ozmoz sistem verimini arttıran,
- Maximum üretim ↔ optimum operasyonu dengesini sağlayan,
- Membranın ömrünü uzatmak → işletme maliyetlerini düşüren,
- Enerji maliyetlerinin düşürülmesi için yardımcı olan,
- CaCO3, CaSO4, CaF2, Ca3(PO4)2, BaSO4, StSO4, silika ve metal oksitler gibi mineral birikimlerin engellemesini sağlayan,
- Birikintilere sebep olabilecek depozitleri dağıtarak daha temiz membran yüzeylerinin oluşmasını sağlayan,
- Her tür membran ile uyumlu olan,
- Çevre dostu ve tehlikeli bir kimyasal OLMAYAN !!!
- Yüksek kalite standartlarına uygun olarak imal edilen ve İmalatçının ISO 9001/14001 sertifikaları olan,
- Gıda ve İçme suyu uygulamalarında kullanımı uygun olan ve NSF sertifikasına sahip olmalıdır.
Nasıl Çalışır?
Antiskalantlar çökelme tepkimelerini inhibe edici etkiye sahip yüzey aktif maddelerdir. 3 temel çalışma prensibi vardır;
Eşik Değer İnhibisyonu; eşik değer inhibisyonu antiskalantin çözeltiyi tam doygun hale getirerek az çözülebilentuzların çökelmesini engeller. Mikroskobik seviyede kristal oluşumusırasında, antiskalant molekülünde bulunan negatif yüklü iyon grupları çözeltide bulunan pozitif yüklü iyon gruplarıyla reaksiyonagirerek kristal oluşumunu engeller.
Kristal Modifikasyon; Kristal modifikasyonu, bir antiskalantın var olan kristallerin şeklini deforme ederek daha çökelti yoğunluğununazalmasını sağlar.
Dispersiyon; Dispersiyon bir antiskalantın yüksek enerjili anyonik yük oluşturarak Kristal ve kolloidal partiküllerin adsorblamasıdır. Partiküller adsorbant arasında oluşan yüksek enerjili bağlar Kristal büyümesini engeller.
Teknik Destek ve Servis
Nitelikli ve kaliteli servis ve mühendislik bilgimiz ile aşağıdaki konularda müşterilerimize destek vermekteyiz;
- Antiskalant Seçim ve Dozaj miktarı için projeksiyon çalışması
- Membran Otopsisi,
- Membran Yıkama Uygulamaları
- Mikrobiyolojik kirlilik kontrolü,
Antiskalant Seçim ve Dozaj Programı
Ham suyunuza en uygun Antiskalant modelini seçmek ve optimum dozaj miktarını belirlemek için “Antiskalant Seçim ve Dozaj Programı” kullanılır.
Sistem performansını artırmak ve membranlarınızı çözünmüş iyonlardan korunması için bu program ile seçilmiş antiskalantı kullanmak en doğru yöntem olacaktır.
En uygun Antiskalant seçimi için bazı ayrıntılı bilgilere ihtiyaç duyulabilir;
- Ham su analizi
- Su sıcaklığı,
- Ön Şartlandırma ekipmanları,
- Ters Ozmoz Çalışma verimi,
- Ters Ozmoz membran modeli
BWA FLOCON PLUS N
Flocon Plus N, yüksek performanslı sıvı bir antiskalanttır. Flon Plus N, membranlar üzerinde özellikle çözünmüş inorganik tuzların çökelip birikmesini kontrol etmede oldukça etkilidir. Özellikle karbonat, sülfat ve diğer inorganik kirleticilerden membranları koruyarak tıkanmalarını önlerler, geciktiriler.
BWA MC 3 ve MC 11 YIKAMA KİMYASALLARI
EDI, Ters Ozmoz, Ultrafiltrasyon ve Nanofiltrasyon gibi ileri arıtma sistemlerinizin membran ve stack’larini ilk günkü gibi aynı performansta kullanabilmek için Flocon yıkama kimyasallarını kullanabilir ve mükemmel sonuçlar alabilirsiniz.
KURITA K-2132 Model Antiskalant
KuriFLOAT K -2132 model antiskalant, membranlarda özellikle kalsiyum ve magnezyum iyonlarının oluşturabileceği tıkanmaları engelleyen, oldukça etkili sıvı formda bir kimyasaldır. K-2132 model antiskalant kimyasalının uygun ölçüde ve doğru kullanılması ile membran ömründe artış ve işletme maliyetlerinde azalmalar görülebilmektedir. Ters Ozmoz, nanofiltrasyon ve ultrafilrasyon uygulamaları gibi tüm membran proseslerinde mükemmel sonuçlar elde edilmesini sağlar.
KURITA K-4245 Model Antiskalant
Kurita K-4245, özellikle silika iyonunun yüksek miktarda bulunduğu ham su kaynaklarında ve silika giderimi istenilen uygulamalarda kullanılan sıvı formda antiskalanttır. Tüm membran proseslerinde silika giderimi için kullanılabilecek en uygun kimyasal olduğu pilot testler ve uygulamalar ile kanıtlanmıştır. Elde edilen veriler, 100 ppm’e kadar silika oranının etkili bir şekilde kontrol atına alınabildiğini göstermektedir. Bu ürünün kullanımı ile işletme maliyetlerinde azalma olacağı gibi aynı zamanda da daha uzun sistem ömrü elde edilebilmektedir.
RO 700 ANTİSKALANT
RO 700, deniz suyu uygulamalarında, ağır metal içeren sularda, fosfat içerikli zor sularda CaSO4, organikler, Ca(PO4)3 gibi kristal çökeleklerinin membranı tıkamaması için kullanılması en uygun kimyasaldır.
Ters Ozmoz cihazlarının periyodik olarak temizliğinin yapılması çok önemlidir. Zaman içinde safsızlıklar membran yüzeylerinde saf su akış debisini ve iletkenliğini olumsuz yönde etkileyen tabakalar oluştururlar. Bu birikimler membranlardan uzaklaştırılmazsa, kalıcı fiziksel ve kimyasal hasarlar meydana getirerek membranların ömrünü kısaltabilir. İyi su akışında azalma, iyi su iletkenliğindeki artış veya cihazda oluşan basınç kaybındaki artış, temizlik gereğinin bir göstergesidir.
Ters Ozmoz membranlarının yıkanması için özel bir “Yıkama Sistemi” olmalıdır. Bu sistem üzerinde Kimyasal tankı, pH – sıcaklık kontrolleri ile asidik ve alkali yıkama kimyasallarına dayanıklı pompa bulunmalıdır.
Membran Yıkama Uygulamaları
Stabil ve güvenilir bir sistem performansı için ve membran elemanlarının uzun ömürlü olması için ters ozmoz sisteminde kullanılan membranlar ile verimli ve uyumlu olan özel temizleme kimyasalları kullanmak yararlı olacaktır. Yıkamada uygulanacak kimyasalın kalitesi çok önemlidir. Yıkama kimyasalları, membran imalatçıları tarafından onaylanmış, Ters Ozmoz membran imalatçılar tarafından sıklıkla kullanılmaya uygun olan ve tüm membranlar ile uyum içinde çalışan kimyasallar olmalıdır.
Özel CIP kimyasalları kullanırken, uygun kullanım için üreticiden temizleme talimatlarına bakılarak CIP işlemi gerçekleştirilmelidir. CIP işlemi aşağıdaki koşullarda yapılmalıdır;
- 4-5 aylık Periyodlarda,
- Sistem devreye alındığındaki çalışma basınçlarında ±%15 lik değişimlerde,
- Atık ve Üretim suyu debilerinde ±%15 lik değişim olması durumunda,
- İletkenliğin ±%15 oranında değişmesinde
ÖZEL CIP Kimyasalları Kullanım Avantajları :
- Enerji maliyetleri düşer,
- Tasarım projeksiyonuna yakın debi ve basınçlar söz konusu olur,
- İçme suyu uygulamaları için uygundur,
- Yüksek sistem performansı ve Membran elemanlarının uzun ömürlü olması için,
- Kullanılan CIP kimyasalları sistemin membranları ile % 100 uyumlu olmalıdır,
- Tüm CIP Kimyasalları önde gelen membran üreticileri tarafından üretilen ve yaygın olarak kullanılan RO / NF ve UF / MF membran elemanları ile uyumlu olmalıdırlar.
Ters Ozmoz Yıkama Kimyasalları
KUVVETLİ ASİDİK MEMBRAN YIKAMA KİMYASALI
Özellikle metal hidroksitleri ve kalsiyum karbonat gibi zaman içerisinde membran yapısında birikmelere ve tıkanmalara yol açan bileşiklerin membran yüzeylerinden temizlenmesini sağlayan düşük pH değerine sahip, sıvı formda membran yıkama kimyasalıdır. Bu etkili ürünün kullanımı ile membran proseslerinin daha uzun ömürlü olabilmesi sağlanmaktadır.
ZAYIF ASİDİK MEMBRAN YIKAMA KİMYASALI
Membran yüzeylerinde zaman içerisinde biriken biyolojik ve diğer organik kalıntıları temizlemek için kullanılan düşük pH değerinde, sıvı formda membran yıkama kimyasalıdır.
ALKALİ MEMBRAN YIKAMA KİMYASALI
Organik maddelerin, çökelme sonucu oluşan çamur su tabakanın ve diğer parçacıkların polisülfon, fluorakarbon ve tüm poliamid TFC Ters Ozmoz ve ultrafiltrasyon membranlarından uzaklaştırılmasını sağlayan yüksek pH değerinde ve sıvı formda membran yıkama kimyasalıdır.
MEMBRAN OTOPSİSİ
Bu işlem çok özel bir uygulamadır. Bu yöntem ile işletmenizdeki UF / RO / NF membranlarınızın neden tıkandığını bulabilir ve bu tıkanmayı önleyecek ek emniyet tedbirleri alabilirsiniz.
Membran otopsileri deneyimli firma ve mühendislerce yapılması halinde sistem sorunları çözmek için en doğru ve objektif bir yöntem olabilir. Membran otopsisi ile membran kesilerek her katmandan alınan depozit örnekleri ile pek çok sorun çözülebilir. Membran otopsi işleminde membran üzerinde 20 den fazla test yapılır. Her test sonucu membranların neden kirlendiğini ve çökelmelerin nedenine ilişkin belirli bilimsel veri sağlayan ayrıntılı bir soruşturma analiz sonucunu verir.
Dolgu Malzemesi
Filtrasyon Amaçlı Kuartz kum
5-3 mm Kuartz Kum
3-1 mm Kuartz Kum
1 – 0,5 mmKuartz Kum
Antrasit
Genel olarak içme, proses, atık su ve havuz suyu arıtımında basınçlı veya basınçsız filtreler kullanılarak uygulanır. Antrasitin en büyük avantajı doğal porozitesinin %36 dan büyük olmasıdır. Diğer standart antrasit ürünlerinde ise bu değer yaklaşık olarak %10-15 civarındadır.
Antrasitin kirletici tutma kapasitesi standart kum filtrelerine göre 4.47 kat daha yüksektir. Böylece filtrenin servis süresi arttırılırken ters yıkamada harcanan su miktarı da 1.5 kat azaltılmış olur.
Uygulama Alanları :
- AKM gideriminde
- Yüzey ve Kuyu sularının filtrasyonunda
- Koagülasyon sonrasında
- Buhar ve Elektrik santrallerinde
- Kimya endüstrisinde
- Petrol ürünleri ile kirlenmiş atıksuların filtrasyonunda
- Havuz suyu filtrasyonunda
- Kondens suyu filtrasyonunda
Reçineler:
Su saflaştırma işlemlerinde, Su yumuşatma işlemlerinde ve sudan spesifik iyon ayrımı yapılacak işlemlerde Çeşitli reçineler kullanılır.
- Katyonik Reçineler,
- Anyonik Reçineler
- MixBed Reçineleri,
- Foodgrade Reçineler
- Su Yumuşatma Reçinesi
- Su Arıtma Reçinesi
- İyon değiştirici reçine (Bor giderimi, Nitrat giderimi, Sülfat giderimi vb iyonların tutulması için kullanılan reçinelerdir.)
Aktif Karbon
Aktif karbon, koku, tat ve renk arıtımında kullanılan, kristal formu ve oldukça geniş iç gözenek yapısı ile karbonlu adsorbanlar ailesini tanımlamada kullanılan genel bir terimdir. Su ve gaz arıtımında koku, renk ve bulanıklığı adsorbe eder.
Her tür evsel ve endüstriyel arıtım cihazında, atık su ünitelerinde, gaz arıtımı ve havalandırma ünitelerinde kullanılır.
Dolamit
Dolomit, kireç taşında kalsiyum ve magnezyumun birlikte yer almasından oluşan doğal bir mineraldir. Kimyasal formülü CaMg(CO3)2dir. Su arıtma proseslerinde“post filtrasyon (re-mineralizasyon – mineral takviyesi)” işlemi için kullanılmaktadır.
Ters ozmoz sistemi sonrasında saflaştırılmış olan ürün suyunun pH değerini yükseltmek ve ek mineral kazandırmak için kullanılmaktadır. Dolomit filtreler manüel kontrollüdür. Su, filtre içerisinde yukarıdan aşağıya doğru süzülürken dolomit minerali eriyerek suya kalsiyum, magnezyum ve karbonat gibi doğal mineraller kazandırmış olur. Zaman içerisinde eridikçe eksilen mineralin üzerine yenisi ilave edilerek minerallendirme işlemine devam edilir.
YENİ NESİL EKOLOJİK DEZENFEKTAN
PULIREX OXY NEDİR
100 ml çözeltide; % 99,956 (w/w) Hidrojen peroksit (%50’lik) ve % 0,044 (w/w) Kolloidal gümüş içeren, renksiz ve kokusuz bir sıvıdır.
PULIREX-OXY ÖZELLİKLERİ
Kolloid gümüş ile stabilize edilmiş hidrojen peroksittir. Etki spektrumu geniştir. PULIREX-OXY hidrojen peroksit ve kolloidal gümüşün sinerjistik etkisi ile hızlı ve kalıcı dezenfeksiyon sağlar. Bakterisit, virüsit, fungusit, algisit, amibisit özelliklerinin olmasının yanısıra biyofilme karşı etkilidir. Biyolojik olarak yıkımlanır. %99,99 oranında su ve oksijene ayrışır. Kalıntı bırakmaz. Doğaya dost, ekolojik dezenfektandır. Yüksek sıcaklıklarda da etkilidir. Solüsyonu serin ve karanlık ortamda saklanması koşuluyla 2 yıl etkinliğini korur.
NEDEN PULIREX-OXY ?
Sıradan hidrojen peroksitler ile PULIREX-OXY arasındaki fark, PULIREX-OXY‘ nin içerisindeki kolloidal yapıdaki gümüştür. Günümüzde, piyasada kolloidal gümüş ile stabilize edildiği iddia edilen birçok hidrojen peroksit bulunmaktadır. Bu ürünler kolloidal gümüşten elde edildiği iddia edilmesine rağmen gümüş nitrat kullanılarak elde edilir. Bu iki hidrojen peroksit arasında önemli ölçüde fark vardır. Örneğin; Gümüş nitrat, kimyasal formülü AgNO3 olan toksik ve kimyasal bir bileşiktir. Kolloidal gümüş ise bir bileşik değil elementtir ve mikroskobik gümüş partiküllerinin sıvı bir süspansiyonudur. Hem stabil edici hem de aktivatör olarak görev yapmaktadır.
H2O2 kararlı bir yapıya sahip değildir, yavaş bir şekilde oksijen ve suya dönüşür. Bu problemi çözmek için az miktarda kolloidal gümüş stabilizatör olarak ürüne eklenmiştir. Stabilizatör, hidrojen peroksitin salınımı engeller. Bu şekilde PULIREX-OXY, 2 yıl gibi bir raf ömrü kazanır.
Kolloidal gümüş, aktivatör olarak da etki eder. Hidrojen peroksiti yalnızca kirlilik (organik materyal) ile maruz kalındığında serbest bırakır. Organik materyal ile temas olduğunda kolloidal gümüş stabilizatör etkinliğini kaybeder ve hidrojen peroksidi aktive etmeye başlar. Bu şekilde kolloidal gümüşün oksijeni aktive edebilme kapasitesi organik materyal varlığına kadar devam eder. Tüm organik materyal okside edildiğinde ise üretilmiş aktif oksijen, kolloidal gümüş tarafından stabilize edilir. Bu etkiye ” depo etkisi” denir.
Mikrobiyal Aktivite
Aktive edilmiş hidrojen peroksit, aktif oksijen bileşiklerini meydana getirir. Bu bileşikler yüksek kinetik enerjiye sahiptir. Böylelikle hücre duvarına kolayca girebilirler ve hücrenin içini kolayca okside ederler. İyi bir dezenfeksiyon için hidrojen peroksit yerine daha az miktarda PULIREX-OXY yeterlidir.
PULIREX-OXY AVANTAJLARI
• Mükemmel bir bakterisit, virüsit, fungusit ve yosun öldürücüdür.
• Etki spekturumu geniştir.
• Aktif oksijen bazlıdır. %99,99 oranında su ve oksijene ayrışır.
• ZNS PULIREX-OXY Hiçbir kimyasalla bileşik oluşturmaz. Çünkü kimyasal bir bileşik değildir.
• ZNS PULIREX-OXY mikroskobik gümüş partiküllerinden oluşan sıvı bir süspansiyon dur.
• Biyolojik olarak tamamen yıkımlanır. Çevreye dosttur. Renksiz ve kokusuzdur, kalıntı bırakmaz.
• Yüksek düzeyde ve uzun süreli dezenfeksiyon sağlar.
• Kullanımı kolaydır, fırçalama gerektirmez.
• Yüksek sıcaklıklarda da etkisini sürdürür.
• Organik kontaminasyonları ortadan kaldırır.
• Önerilen dozlarda kullanıldığında korozif değildir.
• Kullanıcı dostudur, güvenlidir.
• Kanserojen ve mutajen etkisi yoktur.
• Sağlık Bakanlığı’ndan onaylıdır. (Ruhsat No: 2013/180)
Elektrodeiyonizasyon Sistemleri
EDI Elektrodeiyonizasyon Sistemi
EDI (Elektrodeiyonizasyon) Nedir?
Elektrodeiyonizasyon, doğru akım altında (-) anot ve (+) Katot, iki elektrot arasında sıkışmış iyon seçici membranlar ve iyon değiştirme reçinelerinin bir kombinasyonu şeklinde kullanılarak suyu saflaştıran bir teknolojidir.
İyon seçici membranlar, iyon değiştirici reçineler gibi aynı prensip ve ilkeler ile çalışır.
İyon Seçici Membranlar;
- Anyon seçici membranlar, anyonları geçirirken katyonları geçirmez.
- Katyon seçici membranlar da katyonları geçirir anyonları geçirmez. Membranlar su moleküllerini geçirmezler.
Anyon ve katyon seçici membranların bir çerçeve modülü içinde boşluklu ve alternatif katmanları ile birlikte saf su üretim ve konsantre atık paralel bölmeleri ile bir bütün oluştururlar. Bu bütünlüğü oluşturan parçaya “stack” denir. Iyon-seçici membranlar inert polimer bir çerçeveye sabitlenir. Bu çerçeve içinde kalan boşluklar ise iyon değiştirici reçineler ile doldurulur. Saf su üretim kanalları arasında konsantre atık kanalları bulunur.
EDI besleme suyu ihtiyacını karşılayabilmek için kesinlikle iyi dizayn edilmiş tek veya çift kademe ters ozmoz cihazına ihtiyaç duyulur. Optimum şartlarda tasarlanmış bir Ters Ozmoz Cihazından elde edilecek EDI Besleme suyu, EDI modüllerinin ömrünü uzatmak için iyi bir anahtardır.
EDI Besleme suyu özellikleri aşağıdaki gibi olmalıdır;
İletkenlik : 0 – 42 µS/cm2
Sertlik : max. 1.0 ppm (as CaCO3)
Organikler (TOC) : max. 0.5 ppm
Silica : max. 0.5 ppm
Fe, Mn, H2S : < 0,01 mg/l
Total CO2 : < 5 ppm
pH : 5.0 – 9.5
Sıcaklık : 5 – 35 0C
Bulanıklık : < 1 NTU
EDI ve MIX-BED Karşılaştırması
EDR Nedir?
- EDR tanımı olarak ters Elektrodiyaliz işlemidir. EDR Teknolojisinde doğru akım voltajı kullanılır. Ayrıca EDR teknolojisinde sürekli yer değiştiren elektrotlar ve Anyon ve Katyonları geçirebilen yarı geçirgen iyon seçici membranlar bulunmaktadır.
- EDR; doğru akım voltajı altında sudaki iyonları, iyon değişimi prensibiyle çalışan membranlar tarafından, transfer edildiği bir elektrokimyasal ayırma işlemidir.
- EDR membran yüzeylerini, otomatik olarak temizlemek için “Elektro Polarite Değişimi” kullanır.
- EDR’da, DC elektrik polaritesi saat başına 2-4 kez ters çevrilir. Yani DC akım ters çevrildiğinde anyon ve katyon seçen membranlar da yer değiştirir.
- Polarite ters çevrildiği zaman, konsantre ve seyreltilmiş su kaynağı bölümleri de yer değiştirir. Ve bu nedenlerle elektrotlarda kimyasal tepkimeler oluşur. Bu polarite değişimi membranlarda kireç (kışır) oluşumunu önlemeye yardımcı olur.
- Bu proseste, su kaynağından iyonları (anot ve katot iyon türlerini) konsantre atık hattına kadar aktarmak için itici bir güç kullanır.
- ED, Elektrik potansiyeli ile yüklü yarı geçirgen iyon değiştirici membranlar sayesinde ham suya iyonları aktararak iyonların elektrik yüküne göre çözünmüş katıları-iyonları seçicilikle uzaklaştırır.
EDR NERELERDE KULLANILIR?
- Alt yapı çalışmalarında ve çeşitli endüstriyel proseslerde kullanılan kanıtlanmış, güvenilir bir arıtma teknolojisidir.
- EDR doğru tasarlanıp ve işletildiği zaman ekonomik çalışan bir cihaz konumuna gelir ki EDR ile yüzey suları, tekrar tekrar kullanılan su kaynaklar ve bazı proses sularını iyileştirmek mümkündür.
- EDR Teknolojisi; organik kirlenme sorunlarını önlemek için iyi bir çözüm anahtarıdır.
- Radyum / Florür / Demir / Mangan / Sülfat / Nitrat / Selenyum / Perklorid / Bromgibiinorganik iyonları gidermek için de kullanımımevcuttur.
- EDR inorganik ve organik iyon giderimin yanında evsel ve endüstriyel atık suların geri kazanımı için de kullanılan en yeni ve kusursuz teknolojidir.
EDR’ın diğer kullanım alanları:
- Soğutma kulelerin de tekrar kullanım için son atık su arıtma,
- Tuzlu (iletkenliği çok yüksek) kuyu sularının arındırılması
- Ters Ozmoz atık suyunun geri kazılması,
- Peynir altı suyu ve soya saflaştırma,
Bir çok uygulama için EDR teknolojisi diğer membran teknolojilerine göre en iyi hidrolik kazancı ve uygun maliyeti olan bir teknik durumundadır.
EDR’ın diğer önemli bir avantajı da çok az atık su ile çalışmasıdır.
EDR SİSTEMİ ve TERS OZMOZ SİSTEMİ KIYASLAMASI
- EDR sisteminin su kazancı TO sistemine göre yüksektir. EDR sistemi ile nominal %80-95 oranında su kazanılır, RO’da %50-75 oranında su kazancı mümkündür.
- EDR sistem yüksek besleme suyu kalitesi gerektirmez,
- EDR bir Ters Ozmoz sistemi ile karşılaştırıldığında cihaz üzerinde yaşanacak problemlere göre daha az duyarlıdır. Yani Ters Ozmoz cihazına göre hantal bir cihazdır.
- EDR’a giren suyun kalitesi “SDI 12” olabilir. TO ise SDI 3 değerine müsaade etmektedir.
- Yüksek silikat içeriği olan sularda EDR sorun yaratmaz. İyon değiştirici membranlar üzerinde silikat tuzları çökelme meydana getirmez. Silikat olduğu gibi sistemden çıkar.
- TO’da ise silikat büyük bir sıkıntı yaratır. Silikattan TO membranları çok çabuk tıkanır ve kimyasal yıkama ile açılmaz.
- EDR suda 1ppm üzerinde bulunan serbest- bakiye klorlu sularda devamlı çalışır, sorun yaratmaz.
- TO membranlarına asla klorlu ve oksidan maddeli sular veril-MEZ !!!
- Mikrobiyoljikkirlilkten dolayı oluşan Biofilm tabakasını gidermek ve oluşmasını önlemek için EDR sistemini Klorla çalıştırılabilir.
- EDR bakteriyolojik kirliliklerden ve yüksek sıcaklıktan etkilenmez
- TO membran özel ve pahalı temizleme kimyasalları gerektirirken EDR membranları asit ve tuzlu su / kostik yıkama ile temizlenebilir.
- EDR sağlam kalın membran teknolojisi ile membran ömrü 7 – 10 yıl gibi düşünülebilirken. TO membranların ömrü ise EDR’a göre oldukça azdır.
- İyon değiştirici membran tekniği sayesinde EDR girişine tuz konsantrasyonu yüksek iyonlar için asit- kostik dozajı yapmamıza gerek kalmamaktadır.
- EDR tesisleri TO’ya göre daha sessiz çalışır.
- EDR TO’ya göre daha düşük basınçlarda çalışır.
İleri Oksidasyon Prosesleri
Atıksu arıtımında daha ekonomik olması nedeniyle genellikle biyolojik prosesler kullanılmaktadır. Ancak, atıksuda toksik ve kalıcı özellikte organik maddelerin bulunması durumunda biyolojik prosesler yeterli verimi sağlayamazlar. Bu tür atıksularda BOİ KOİ’den çok küçüktür ve bu nedenle biyolojik yeterli gelmemektedir. Bu atıksuların arıtımında fizikokimyasal yöntemler (koagülasyon-flokülasyon, filtrasyon, aktif karbon adsorbsiyonu, hava ile sıyırma) etkili olmasına rağmen kirleticilerin gideriminden ziyade, bir ortamdan başka bir ortama transferi söz konusu olduğundan tercih edilmemektedir. Bunun için, özellikle biyolojik arıtımdan önce organik yük ve toksisiteyi azaltmak için ileri oksidasyon prosesleri kullanılmaktadır. İleri oksidasyon prosesleri, yüksek elektrokimyasal oksidasyon potansiyeline sahip hidroksil radikallerinin oluşumuna dayanmaktadır. Hidroksil radikalleri seçici olmayıp tüm organik maddeler ile reaksiyona girerler ve son ürün olarak CO2 ve H2O oluştururlar (Martinez v.d., 2003; Çatalkaya v.d., 2004).
Fenton Tabanlı IOP
Atıksularda toksik ve kalıcı organiklerin bulunması durumunda biyolojik arıtımla yeterli verim elde edilemeSİ mümkün değildir. Bu tarz atıksulardan toksisite ve organik yük giderimi için biyolojik arıtım öncesi ileri oksidasyon proseslerine dayanan kimyasal prosesler kullanılmaktadır. İleri oksidasyon prosesleri, hidroksil radikallerinin oluşumuna dayanmaktadır. İleri oksidasyon proseslerinden biri olan Fenton prosesi, diğer ileri oksidasyon prosesleriyle karşılaştırıldığında basit ve ekonomik oluşu, kısa reaksiyon zamanı gerektirmesi gibi birçok avantaja sahiptir. Fenton proses, birçok farklı alanda uygulanmaktadır.
Bir ileri oksidasyon prosesi olan Fenton yaklaşık 100 yıl önce keşfedilmiştir. Ancak, bir oksidasyon prosesi olarak kullanımı 1960’lardan sonrasına rastlamaktadır. Fenton proses, asidik şartlar altında Fe+2 iyonunun hidrojen peroksit ile reaksiyonuna dayanmaktadır. Bu reaksiyon sonucu hidroksil radikalleri oluşmaktadır.
Fe+2 + H2O2 → Fe+3 +OH. +OH–
Demir iyonu, H2O2’in ayrışmasını başlatır; kataliz eder ve hidroksil radikalleri oluşur. Radikallerin oluşumu sulu çözeltilerde bir kompleks reaksiyon zinciri şeklindedir.
OH. + Fe+2 → OH– + Fe+3
Oluşan ferrik iyonlar da hidrojen peroksiti kataliz ederek su ve oksijene ayrıştırır. Demir iyonları ve radikaller de reaksiyonlarda oluşur. Fe+3 iyonunun H2O2 ile reaksiyonu Fenton benzeri proses olarak adlandırılmaktadır.
Fe+3 + H2O2 ↔ Fe-OOH+2 + H+
Fe-OOH+2 → HO2 . + Fe+2
Fe+2 + HO2 . → Fe+2 + O2 + H+
OH. + H2O2 → H2O + HO2 .
Hidroksil radikalleri protonları çıkararak organikleri okside etmektedir ve çok iyi reaktif olan organik radikaller üretilmektedir.
RH + OH. → H2O +R. → daha ileri oksidasyon
Organik serbest radikaller Fe+3 ile okside edilebilir, Fe+2 ile indirgenebilir veya dimerize edilebilir.
R. + Fe+3 -oksidasyon→ R+ + Fe+2 R. + Fe+2
-indirgeme→ R– + Fe+3
2R.–dimerizasyon→R-R
Demir iyonları, hidrojen peroksitle ferrik hidroksi kompleksler oluşturmak üzere reaksiyona girerler.
[Fe(H2O)6]+3 + H2O → [Fe(H2O)5]+2 + H3O+
[Fe(H2O)5]+2 + H2O ↔ [Fe(H2O)4(OH)2]+2 + H3O+
pH 3 ve 7 arasında yukarıdaki kompleksler aşağıdaki komplekslere dönüşmektedir.
[Fe(H2O)5OH]+2 ↔ [Fe(H2O)8(OH)2]+4 + 2H2O
[Fe(H2O)8(OH)2]+4 + H2O ↔ [Fe(H2O)7(OH)3]+3 + H3O+
[Fe(H2O)7(OH)3]+3 + [Fe(H2O)5]+2 ↔ [Fe(H2O)7(OH)4]+5 + 2H2O
Bu kompleksler, Fenton prosesin koagülasyon kabiliyetini meydana getirmektedir (Neyens and Baeyens, 2003).
Fenton proses, genel olarak dört aşamada gerçekleẟmektedir: pH ayarlama, oksidasyon reaksiyonu, nötralizasyon-koagülasyon ve çöktürmedir (Bidga, 1995).
Fenton proses H2O2/Fe+2 oranına bağlı olarak farklı arıtma fonksiyonlarına sahiptir. Fe+2 miktarının H2O2’den fazla olması halinde arıtımda oksidasyon yerine kimyasal koagülasyon etkili olmaktadır.
Fenton prosesin başlıca avantajları şunlardır:
– Hem demir hem de hidrojen peroksitin ucuz olması.
– Homojen katalitik yapısından dolayı kütle transfer sınırlamasının olmaması.
– Prosesin teknolojik olarak basit olması.
2. FENTON PROSES ETK LEYEN FAKTÖRLER
Fenton prosesi etkileyen faktörler; Fe+2, Fe+3, H2O2 konsantrasyonları, pH, sıcaklık ve organik ve inorganik kirleticilerin miktarıdır. Bu parametreler reaksiyon verimini tayin etmektedir.
2. 1. pH
Fenton prosesle kirleticilerin parçalanmasında iẟletme pH’ı etkin bir parametredir (Lin ve Lo, 1997; Kang ve Hwang, 2000 ). Fenton prosesle yapılan çalıẟmalarda, çoğunlukla optimum pH olarak 3 bulunmuẟtur (Neyens ve Baeyens, 2003). Daha düẟük pH’larda [Fe+2(H2O)] +2 oluẟumu meydana geldiğinden daha az hidroksil radikali üretilmektedir. pH>4 olması halinde Fe+2 komplekslerinin oluẟumundan dolayı parçalanma hızı azalır.
2. 2. Demir yonu Konsantrasyonu
Demir iyonu konsantrasyonunun artmasıyla parçalanma hızı artar. Ancak, belli konsantrasyonun üzerinde parçalanma hızı oldukça azdır. Hatta, fazla demirin kullanılmasından dolayı çıkıẟta çözünmüẟ veya askıdaki demir miktarı artmaktadır.
2. 3. Hidrojen Peroksit Konsantrasyonu
Hidrojen peroksit konsantrasyonunun artmasıyla genellikle kirleticilerin parçalanma hızı artmaktadır (Kang ve Hwang, 2000). Ancak, fazla miktarda hidrojen peroksit konsantrasyonu durumunda hidroksil radikalleriyle reaksiyona gireceğinden tavsiye edilmemektedir. Aynı zamanda fazla hidrojen peroksit konsantrasyonu KO ’nin artmasına da neden olmaktadır.
2. 4. Sıcaklık
Fenton proseste diğer etkin bir parametre sıcaklıktır. Yapılan bir çalıẟmada 30 oC sıcaklık optimum olarak bulunmuẟtur (Lin ve Lo, 1997). Sıcaklığın 10 °C’dan 40 °C’ye artmasıyla parçalanma veriminin değiẟmediği, 40 °C üzerinde hidrojen peroksitin su ve oksijene parçalanmasının artmasından dolayı soğutma iẟleminin yapılması gerektiği tavsiye edilmiẟtir (Rivas v.d., 2001).
2. 5. Kirletici Konsantrasyonu
Genellikle, daha düẟük kirletici konsantrasyonu uygundur. Endüstriyel atıksular için çoğu zaman Fenton prosesle oksidasyondan önce seyreltme gerekmektedir. Fenton prosesle p-klorofenolün oksidasyon karakteristiğinin araẟtırıldığı çalıẟmada, p-klorofenolün parçalanma ürünü olan klor iyonunun 50 mM olması halinde Fenton prosesle p-klorofenolün parçalanma veriminin oldukça azaldığı bulunmuẟtur (Kwon v.d., 2004).
2. 6. Tamponlayıcı Tipi
pH ayarlamada kullanılan tamponlayıcının tipi de önemlidir. En yüksek oksidasyon verimini asetat tamponu verirken, en az verim fosfat ve sülfat tamponu ile edilmektedir (Benitez v.d., 2001).
3. FENTON PROSES N VARYASYONLARI
3.1. Foto-fenton Proses
Fe+2, H2O2 ve UV ıẟınının kombinasyonu foto-fenton proses olarak adlandırılmaktadır. Foto-fenton proses, fenton prosese göre daha fazla hidroksil radikali üretir ve organik kirleticinin bozunma hızını ve mineralizasyonunu önemli ölçüde artırır. Fotokimyasal olarak Fe+2’ye indirgenen ve Fenton reaksiyonlarında tekrar Fe+3’e yükseltgenen demir iyonlarının çevrimi nedeniyle daha az Fe+2/Fe+3 iyonuna ihtiyaç duyulmaktadır (Alaton ve Gürses, 2004).
Fe(OH)+2 + hí→ [Fe(OH)+2]. → Fe+2 +OH.
Foto-fenton reaksiyonlar 400 nm’ye yakın fotonları kullanabilirler.
3. 2. Elektro-fenton Proses
Son yıllarda, elektrokimyasal teknolojilerin su ve atıksu arıtımı uygulamalarında bir artıẟ vardır. Elektrokimyasal proses, iki oksidasyon faaliyetine sahiptir: direkt ve indirekt oksidasyon. Direkt oksidasyon anodik yüzeylerde meydana gelirken, indirekt oksidasyon elektrokimyasal proseslerde oluẟan güçlü oksidantlarla gerçekleẟmektedir (Lin ve Chang, 2000).
Elektro-fenton yönteminde, katodik oksijenin indirgenmesi ile elektrokimyasal hidrojen peroksit oluẟturulur ve Fe+2 iyonunun ilave edilmesi ile oksidasyon gerçekleẟtirilir.
O2 + 2H+ +2e– → H2O2
Bu reaksiyon, süperoksit anyonik radikal (O2.) ve hidroperoksit radikal HOO. oluẟumunu içeren kompleks bir reaksiyondur.
Elektro-fenton diğer kimyasal proseslere göre hidroksil radikallerinin daha kontrollü üretimi gibi bir avantaja sahiptir.
Hidrojen peroksitin sürekli üretimi ve Fe+3 iyonunun katalitik indirgenmesinden dolayı Fe+2 iyonlarının birlikte oluẟması daha fazla hidroksil radikali üretimini sağlar. Reaktifin minimize edilmesi, iẟletme maliyetinde azalma sağlar ve böylece bu teknolojinin ekonomik fizibilitesi artar.
4. FENTONUN KULLANIM ALANLARI
4.1. Alifatik ve Aromatik Bileẟiklerin Oksidasyonunda
4. 1. 1. Fenol ve Türevleri
Endüstriyel atıksularda (petrokimya, boya, kağıt, tekstil, kimya endüstrileri) en çok bulunan kirleticilerden biridir. Endüstriyel atıksularda fenol ve fenol türevlerine sıkça rastlanmaktadır. Özellikle kömür iẟletmelerinin kömür destilasyon ve organik sentezlerin atık akımları bol miktarda fenol ve türevlerinin kirliliğini içermektedir. Fenolik bileẟikler ayrıca kağıt hamuru ve kağıt ağartma tesisleri, reçine pestisit, insektisit, boya, çözücü endüstrileri atık sularında da yer almaktadır. Fenol, klorofenol, nitrofenol ve 2,4-dinitrofenolün fenton
ile oksidasyonundaki kinetikleri için birçok çalıẟma yapılmıẟtır (Barbeni v.d., 1987; Lipczynska-Kochany, 1991; Potter ve Roth, 1993; Kang v.d., 1999; Yoon v.d., 2000; Kang v.d., 2002).
Fenol, 2,4-diklorofenol organik maddelerini içeren sentetik atıksuyun ileri oksidasyon prosesleri (UV/H2O2, Fenton ve Foto-Fenton) ile arıtılabilirliğinin incelendiği çalıẟmada, Fenton prosesinin fenol içeren atıksuların arıtımında oldukça etkili olduğu ve 120 dakikalık reaksiyon süresinde fenol parçalanmasının tamamen gerçekleẟtiği saptanmıẟtır. Buna karẟılık fenolün tamamen parçalanabilmesi için gerekli olan süre Foto-Fenton prosesi ile 2.5-5 dakikalık reaksiyon süresine düẟürülmüẟtür (Çokay ve ẞengül, 2006).
4. 1. 2. Patlayıcılar
2,4,6-Trinitrofenol (PA), amonyum pikronitrat (AP),
2,4-dinitrotoluen (DNT), methil-2,4,6-trinitrofenilnitramin (Tetril), and 2,4,6-trinitrotoluen (TNT) I. Dünya savaẟında kullanıldılar ve heterosiklik nitramin (heksahidro-1,3,5-trinitro-1,3,5-triazin, RDX ve oktahidro-1,3,5,7-tetranitro-1,3,5,7-tetrazosin, HMX) ise II. Dünya savaẟından sonra geliẟtirildiler (Liou v.d., 2003). Bu patlayıcılar, suda ve karada yaẟayan organizmalara toksik etki göstermektedir (Zoh ve Stenstrom, 2002). Fenton proses, patlayıcıların oksidasyonunda iyi bir yöntem olarak gözükmektedir. 2,4-dinitrotoluen (DNT), 2,4,6-Trinitrofenol (PA), amonyum pikronitrat (AP), 2, 4, 6-trinitrotoluen (TNT), methil-2,4,6-trinitrofenilnitramin (Tetril), heksahidro-1, 3, 5-trinitro-1, 3, 5-triazin (RDX), oktahidro-1, 3, 5, 7-tetranitro-1, 3, 5, 7-tetrazosin (HMX) gibi patlayıcıların Fenton prosesle okside edilebilirliğinin araẟtırıldığı çalıẟmada, parçalanma oranı sırasıyla % 93, % 88, % 81, % 36, % 29, % 18 ve % 6 olarak bulunmuẟtur (Liou v.d., 2003).
4. 1. 3. Anilin
Anilin ve türevleri; petrol, kağıt, kömür ve kimya endüstrilerinde yan ürün olarak üretilmektedir. Bu aromatik aminler toksik olup, kanla reaksiyona girerek hemoglobini methomoglobine çevirmektedir (Brillas v.d., 1998). Fenton proses, anilinin parçalanmasında da kullanılmıẟ ve parçalanma yolu bulunmuẟtur. Fenton prosesle anilinin parçalanma veriminin çalıẟma ẟartlarına bağlı olarak % 18 ile % 85.9 arasında olduğu bulunmuẟtur (Anotai v.d., 2006).
4. 1. 4. Karbon Tetraklorid
Karbon tetraklorid, ticari ve askeri uygulamalarda geniẟ bir kullanıma sahip olup, perklorlanmış biyolojik parçalanmaya dirençli bir kirleticidir. Karbon tetraklorid, solvent, pestisit, soğutucu ve aerosol sevkedici olarak geniẟ bir kullanıma sahiptir. Karbon tetraklorid gibi okside olmuẟ bileẟiklerin parçalanması oksidasyondan ziyade indirgemeyle ilerler. Dolayısıyla, karbon tetraklorid, hidroksil radikalleriyle reaksiyona girmemektedir. Yüksek hidrojen peroksit konsantrasyonu kullanarak Fenton prosesin modifiye edilmesi sonucu süperoksit radikal anyon (O2.-), hidroperoksit (HO2–) veya her ikisi gibi OH. olmayan indirgeyici türlerle karbon tetrakloridin indirgenebileceği gösterilmiẟtir. Modifiye edilmiẟ Fenton prosesle karbon tetrakloridin % 50’sinin parçalandığı bulunmuẟtur (Teel ve Watts, 2002).
4. 1. 5. Metil Tert-butil Eter (MTBE)
Metil tert-butil eter, 1979’dan beri Amerika’da kurẟun yerine oktan artırıcı olarak kullanılmaktadır. En yaygın olarak kullanılan yakıt oksijenleẟtiricisidir (%85) (Johnson v.d., 2000). MTBE’nin yaygın kullanımı problemdir. Kötü tat ve renk 0.02 mg/l’nin altında tespit edilebilmektedir. MTBE, adsorblanması zor, kimyasal ve biyolojik olarak stabil ve suda çok çözünebilen özelliklere sahiptir. Bu nedenle, MTBE çevrede çok dirençlidir (Xu v.d., 2004). Fenton proses ile MTBE’nin % 90-99 parçalandığı bulunmuẟtur (Xu v.d., 2004; Burbano v.d., 2005).
4. 2. Endüstride
4. 2. 1. Tekstil Endüstrisi
Tekstil endüstrisi atıksuları, proseste kullanılan çok değiẟik yapıdaki boyalar, yüzey aktif maddeler ve tekstil yardımcı maddelerine bağlı olarak baẟta yüksek organik madde ile renk parametreleri olmak üzere çok değiẟken kirleticileri içermektedirler. Alıcı ortama verilen renkli atıksular su ortamındaki ıẟık geçirgenliğini azaltır ve fotosentetik aktiviteyi olumsuz yönde etkiler. Ayrıca boyar maddelerin bazı sucul organizmalarda birikmesi toksik ve kanserojenik ürünlerin meydana gelme riskini de beraberinde getirmektedir.
Tekstil endüstrisi atıksularının arıtımında kullanılan baẟlıca prosesler adsorbsiyon, iyon değiẟimi, membran prosesler, kimyasal oksidasyon, kimyasal çöktürme ve biyolojik arıtım yöntemleri olarak sıralanabilir. Tekstil atıksularının arıtımında kullanılan klasik yöntemler (biyolojik arıtma, fiziksel-kimyasal arıtma (koagülasyon-flokülasyon ve aktif karbon adsorbsiyon)) boyaların düẟük moleküler ağırlığa sahip olması ve suda yüksek çözünürlüğe sahip olmasından dolayı pek etkili değillerdir. Ayrıca bu yöntemlerde arıtımdan ziyade boyaların baẟka bir faza taẟınım söz konusudur.
Fenton gibi ileri oksidasyon yöntemleri tekstil atıksularının arıtımında son zamanlarda önem kazanmıẟtır. Fenton proseste oluẟan hidroksil radikalleri organik maddeyi okside ederek oldukça reaktif ve oksitlenebilir organik radikallerin oluẟumunu sağlamaktadır. Fenton proseste oksidasyon ve koagülasyon birlikte meydana geldiğinden koagülasyon-flokülasyon prosese göre daha az çamur üretilmektedir.
Fenton proses; reaktif, direkt, bazik, asit ve dispers boya gibi farklı tipte boya çeẟitleri içeren tekstil atıksularından renk ve KO gideriminde etkili bir yöntemdir (Lin ve Peng, 1995).
Poliester ve asetat fiber boyama çıkıẟından KO ve renk giderimi bakımından çeẟitli ileri oksidasyon prosesleri ile kimyasal arıtma metotlarının karẟılaẟtırıldığı çalıẟmada, Fenton prosesle optimum ẟartlar altında KO giderme verimi % 96 ve renk giderimi % 94 olarak bulunmuẟtur (Azbar et al., 2004). Fenton ve Foto-Fenton proses ile Reactive Black 5 (RB5)’in oksidasyon yolu ile renk gideriminin incelendiği çalıẟmada sırasıyla % 97.5 ve % 98.1 renk giderim verimi elde edilirken, Toplam Organik Karbon (TOK) giderim verimi sırasıyla % 21.6 ve % 46.4 olarak bulunmuẟtur (Lucas ve Peres, 2006).
4. 2. 2. Afyon Alkoloidleri Endüstrisi
Sınırlı sayıdaki afyon ve alkoloid fabrikalarının çoğunluğu geliẟmekte olan ülkeler içerisinde kurulmuẟ olup, bu proseslerde oluẟan atık suların karakterizasyonu, arıtmı ve uzaklaẟtırılması hakkında literatürde detaylı bilgi bulunmamaktadır. Afyon alkoloidleri endüstrisi atık sularında kimyasal koagülasyon KO ve renk giderimi açısından yeterli verim sağlamamaktadır. Laboratuar ölçekli havasız çamur reaktör + havalı ardıẟık kesikli reaktör sistemlerinde iki kademeli biyolojik olarak arıtılmıẟ, yüksek KO , TKN, koyu renk ve biyolojik parçalanamayan organik kirleticilere Fenton oksidasyonu prosesinin uygulanmasıyla optimum ẟartlarda % 90 KO ve % 95 renk giderme verimi elde edilmiẟtir. Fenton oksidasyonu prosesi çıkıẟ suları KO ve renk açısından alıcı ortam deẟarj standartlarını sağlamıẟtır (Aydın ve Sarıkaya, 2002).
4. 2. 3. Kağıt Endüstrisi
Kağıt endüstrisi, çevreye çok miktarda gaz, sıvı ve katı atık deẟarj eder. Kağıt endüstrisinde en büyük problem, büyük hacimde atıksu oluẟmasıdır. Kağıt endüstrisinin farklı kademelerinde üretilen 250 kimyasaldan daha fazlası çıkıẟta tespit edilmiẟtir. Bu kirleticilerin bazısı ağaç iẟleme sonucu doğal olarak meydana gelir (tannin, lignin, reçine asitleri, v.s.). Diğer bir kısmı üretim aẟamasında oluẟan bileẟiklerdir (klorlu ligninler, fenol, dioksinler v.s.) (Tambosi v.d., 2006). Fenton prosesin kağıt endüstrisi çıkıẟ suyundaki uygulamasından olumlu neticeler elde edilmiẟtir (Perez v.d., 2002). Biyolojik olarak ön arıtımdan geçirilmiẟ kağıt endüstrisi atıksularının fenton proses ile oksidasyonu sonucunda % 83 KO ve % 95 renk giderim verimi elde edilmiẟtir (Sevimli, 2005).
4. 2. 4. Zeytinyağı Endüstrisi
Bu endüstride, önemli miktarda atıksu oluẟmaktadır. Zeytinyağı endüstrisi, belli bir sezonda üretim yapmakla birlikte oluẟan atıksu yüksek kirlilik konsantrasyonuna sahiptir. Bu nedenle, atıksuyun uzaklaẟtırılması ve idaresi oldukça zordur. Ayrıca, atıksuda bazı bileẟiklerin ẟelatlaẟtırıcı özelliklere sahip olması bazı toksik ağır metallerin tutulmasına katkıda bulunabilir ve bu mevcut atıksu problemini daha karmaẟık hale getirmektedir. Fenton proses, zeytinyağı endüstrisi atıksuyunda kullanılmıẟ ve prosesin maliyeti tespit edilmiẟtir (Rivas v.d., 2001). Zeytinyağı endüstrisi atıksularının arıtımı için elektro-fenton yönteminin ön arıtım kademesi olarak kullanıldığı çalıẟmada KO ’de % 68 azalma elde edilmiẟtir (Khoufi v.d., 2006).
Bu endüstrilerin yanında; Fenton proses, fotoğraf, fermantasyon gibi birçok endüstride kullanılmıẟtır (Lunar v.d., 2000; Rivas v.d., 2003).
4. 3. Dezenfeksiyonda
Su temini ve atıksu arıtımında kullanılan yaygın bir prosestir. Klorlama en çok kullanılan dezenfeksiyon yöntemidir. Bununla beraber, klor kullanımıyla ilgili ciddi güvenlik ve büyük ekolojik riskler bulunmaktadır. Ozon, ultraviyole, ClO2 gibi diğer uygulamalar daha pahalı olup klorlama kadar kullanıẟlı değillerdir. Alternatif bir dezenfektan olan Fenton yönteminde oluẟan hidroksil radikalleri hücre bileẟenlerinin salınımına ve hücre yüzeyinin deformasyonuna neden olmaktadır. Fenton proses ile yapılan dezenfeksiyon çalıẟmasında, % 99.8 bakteri giderme verimi elde edilmiẟtir (Diao v.d., 2004).
4. 4. Pestisit Oksidasyonunda
Pestisitler suda doğal olarak güç parçalanan bileẟiklerdir. Bu tür bileẟiklerin bir kısmı canlı bünyelerinde birikim yapar ve toksik etkilere neden olurken, diğer bir kısmı ise canlı bünyesinde mutajenik ve kanserojen etki yaparlar. Pestisit kirliliğinin baẟlıca kaynakları, tarım endüstrileri ve
pestisit imal eden tesislerin atıksularıdır. Fenton prosesin pestisit parçalanmasında kullanımı yaygın olmayıp, büyük ölçekli uygulamalar bulunmamaktadır. Fenton proses, triazin herbisit, kloroasetanilit herbisit, klorofenoksiasetat herbisit ve metil parathion parçalanmasında değerlendirilmiẟtir. Tam parçalanma yaklaẟık olarak 30 dakika içinde tamamlanmaktadır (Chiron v.d., 2000).
Fenitrothion, diazinon ve profenofos gibi organik fosforlu pestisitlerin ileri oksidasyon prosesleriyle parçalanabilirliğinin incelendiği çalıẟmada, Fenton prosesle sırasıyla TOK giderimi % 54.1, % 12.9 ve % 50.3 olarak elde edilmiẟtir (Badawy v.d., 2006).
4. 5. Çamur ẞartlandırmada
Klasik aktif çamur proses büyük miktarda çamur üretmektedir. Çamur arıtma maliyeti, toplam atıksu arıtma maliyetinin % 35-50’sine denk gelmektedir. Bu nedenle, üretilen çamur miktarının azaltılması ve çamur suyunun alınması en önemli konulardır. Isıl arıtma, kimyasal oksidasyon, termokimyasal arıtma ve mekanik parçalanma gibi yöntemler üretilen çamur miktarının azaltılması ve çamurun suyunun alınması amacıyla yaygın olarak kullanılan bazı çamur ẟartlandırma prosesleridir. Fenton ile yapılan ön oksidasyon sonucu, filtre kekinin kuru ve organik katı muhtevasında % 20 azalma, çamur hacminde % 30 azalma ve çamur kekinin kuru katı muhtevasında % 30 artıẟ elde edilmiẟtir (Neyens ve Baeyens, 2003).
4. 6. Katı Atık Sızıntı Suyu Arıtımında
Sızıntı suyunun bileẟimi; katı atık muhtevası, pH, redoks potansiyeli, iklim ẟartları ve depo yaẟına göre farklılıklar gösterir. Sızıntı suları, organik ve inorganik iyonlar ile metaller dıẟında mikro kirleticileri de içerebilmektedir. Depo yaẟı, sızıntı suyu karakterini etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Depo yaẟı arttıkça biyolojik ayrıẟma tamamlandığından kolay ayrıẟabilen organik maddelerin oranı düẟer. Bu sebeple genç depo alanlarındaki sızıntı sularında BO /KO >0.5 iken yaẟlı depo alanlarındaki sızıntı sularında BO /KO <0.2’dir (Öztürk, 1999). Katı atık sızıntı suyunda bulunan kalıcı organiklerin biyolojik yöntemlerle giderilmesi mümkün olmadığından dolayı ön veya son arıtım kademesi olarak ileri oksidasyon yöntemleri uygulanmaktadır. 1990’dan beri Fenton proses ile katı atık sızıntı sularının arıtımı konusu üzerinde yoğunlaẟılmıẟtır.
Fenton proses kullanarak sızıntı suyunda organiklerin giderilmesi sızıntı suyu karakteristiklerine bağlıdır.

Katı atık sızıntı suyunun arıtımında Fenton prosesin bir ön arıtma kademesi olarak kullanıldığı çalıẟmada % 60 KO giderme verimi elde edilmiẟtir (Lopez v.d., 2004). Koagülasyonla ön arıtılmıẟ katı atık sızıntı suyuna Fenton benzeri prosesin uygulanmasıyla % 80 KO giderme verimi elde edilmiẟtir (Rivas v.d., 2004).
5. SONUÇLAR
Ülkeler geliẟtikçe sanayileẟme artmakta ve buna paralel olarak oluẟan atık ve atık suların karakteri de daha kompleks bir yapıya dönüẟmektedir. Biyolojik olarak parçalanamayan ve toksik bileẟiklere sahip bu atık ve atık suların alıcı ortama deẟarjı çevresel açıdan birçok risk oluẟturmaktadır. Geliẟmiẟlik düzeyine bağlı olarak insanların daha temiz bir çevre yönünde duyarlılığı da artmaktadır. Bu nedenle, kompleks yapıdaki atık ve atık suların arıtımı için daha ileri arıtma yöntemlerinin veya biyolojik, fiziksel ve kimyasal yöntemlerin birlikte kullanılması zorunlu hale gelmektedir.
Yüksek organik yüke ve kalıcı, biyolojik olarak parçalanamayan ve toksik özelliklere sahip atık sulardan; organik madde, koku ve renk giderimi için biyolojik arıtımdan önce veya sonra ileri oksidasyon proseslerine dayanan kimyasal prosesler kullanılmaktadır. Fenton proses, bir ileri oksidasyon prosesi olup diğer oksidasyon proseslerine göre basit, ekonomik ve kısa reaksion zamanı gerektirmesi gibi birçok avantaja sahiptir. Fenton proses, sahip olduğu bu avantajlardan dolayı birçok alanda uygulanmakta olup, gelecekte de daha farklı alanlarda kullanılacağı ve tercih edilen bir yöntem olacağı görülmektedir.
6. KAYNAKLAR
Alaton, . A. ve Gürses, F. 2004. Penisilin prokain G antibiyotik formülasyon atıksuyunun Fenton-benzeri ve Foto-fenton-benzeri ileri oksidasyon prosesleri ile arıtılabilirliğinin incelenmesi. Su Kirlenmesi ve Kontrolü Dergisi. (1), 11-16.
Anotai, J., Lu, M.C. and Chewpreecha, P. 2006. Kinetics of aniline degradation by Fenton and electro-fenton processes. Water Research. (9), 1841-1847.
Aydın, A.F. ve Sarıkaya, H.Z. 2002. Biyolojik proseslerle arıtılmıẟ afyon alkaloidleri endüstrisi atıksularının fenton oksidasyonu ile ileri arıtımı, TÜ Dergisi. 1 (1).
Azbar, N., Yonar, T. and Kestioğlu, K. 2004. Comparison of various advanced oxidation processes and chemical treatment methods for COD and color removal from a polyester and acetate fiber dyeing effluent. Chemosphere. 55, 35-43.
Badawy, M.I., Ghaly, M.Y. and Gad-Allah, T.A. 2006. Advanced oxidation processes for the removal of organo-phosphorus pesticides from wastewater. Desalination. 194, 166-175.
Barbeni, M., Minero, C., Pelizzetti, E., Borgarello, E. and Serpone, N. 1987. Chemical degradation of chlorophenols with Fenton’s reagent (Fe2+ + H2O2). Chemosphere. 16, 2225–2237.
Benitez, F.J., Acero, J.L., Real, F.J., Rubio, F.J. and Leal, A.I. 2001. The role of hydroxyl radicals for the decomposition of p-hydroxy phenylacetic acid in aqueous solutions. Water Research 35, 1338-1343.
Bidga, R.J. 1995. Consider Fenton’s chemistry for wastewater treatment. Chemical Engineering Progress. 91 (12), 62-66.
Brillas, E., Mur, E., Sauleda, R., Sanchez, L., Peral, J., Domenech, X. and Casadi, J. 1998. Aniline mineralization by AOP’s: anodic oxidation, photocatalysis, electro-Fenton and photoelectron-Fenton processes. Applied Catalysis B: Environmental. 16 (1), 31–42.
Burbano, A.A., Dionysiou, D.D., Suidan, M.T. and Richardson, T.L. 2005. Oxidation kinetics and effect of pH on the degradation of MTBE with Fenton reagent. Water Research. 39, 107-118.
Chiron, S., Fernandez-Alba, A., Rodriguez, A. and Garcia-Calvo, E. 2000. Pesticide chemical oxidation: State-of-the art. Water Research. (2), 366-377.
Çatalkaya, E.Ç., Bali, U. ve ẞengül, F. 2004. Fenol’ün fotokimyasal yöntemlerle parçalanması ve mineralizasyonu. Su Kirlenmesi ve Kontrolü Dergisi. (3), 31-41.
Çokay, E. ve ẞengül, F. 2006. Toksik kirleticilerin ileri oksidasyon prosesleri ile arıtımı. DEÜ., Fen ve Mühendislik Dergisi. (2), 1-9.
Diao, H.F., Li, X.Y., Gu, J.D., Shi, H.C. and Xie, Z.M. 2004. Electron microscopic investigation of the bactericidal action of electrochemical disinfection in comparision with chlorination, ozonation and Fenton reaction, Process Biochemistry. 39, 1421-1426.
Johnson, R., Pankow, J.F., Bender, D.A., Price, C.V. and Zogorski, J.S. 2000. MTBE-To what extent will past releases contaminate community water supply wells? Environmental Science and Technology. (9), 210-217.
Kang, N., Lee, D.S. and Yoon, J. 2002. Kinetic modeling of Fenton oxidation of phenol and monochlorophenols. Chemosphere. 47, 915–924.
Kang, S.F., Wang, T.H. and Lin, Y.H. 1999. Decolourization and degradation of 2,4-dinitrophenol by Fenton’s reagent. Journal of Environmental Science and Health A. 34, 935–950.
Kang, Y.W. and Hwang, K. 2000. Effect of reaction conditions on the oxidation efficiency in the fenton process. Water Research. (10), 2786-2790.
Khoufi, S., Aloui, F. and Sayadi, S. 2006. Treatment of olive oil mill wastewater by combined process electro-Fenton reaction and anaerobic digestion Water Research. (10) 2007-2016.
Kwon, B.G., Lee, D.S., Kang, N. and Yoon, J. 2004. Characteristics of p-chlorophenol oxidation by Fenton’s reagent. Water Research. (9), 2110-2118.
Lin, S.H. and Chang, C.C. 2000. Treatment of landfill leachate by combined electro-fenton oxidation and sequencing batch reactor method. Water Research. (17), 4243-4249.
Lin, S.H. and Lo, C.C. 1997. Fenton process for treatment of desizing wastewater. Water Research. 2050-2056.
Lin, S.H. and Peng, C.F. 1995. Treatment of textile wastewater by fenton’s reagent. Journal of Environmental Science and Health A. 30. 89-101.
Liou, M.J., Lu, M.C. and Chen, J.N. 2003. Oxidation of explosives by Fenton and photo-Fenton processes. Water Research. (13), 3172-3179.
Lipczynska-Kochany, E. 1991. Degradation of aqueous nitrophenols and nitrobenzene by means of the Fenton reaction. Chemosphere. 22, 529–536.
Lopez, A., Pagano, M., Volpe, A. and Pinto, A.C. 2004. Fenton’s pre-treatment of mature landfill leachate. Chemosphere. 54, 1005-1010.
Lucas, M.S. and Peres, J.A. 2006. Decolorization of the azo dye Reactive Black 5 by Fenton and photo-Fenton oxidation. Dyes and Pigments. 71, 236-244.
Lunar, L., Sicilia, D., Rubio, S., Perez-Bendito, D. and Nickel, U. 2000. Degradation of photographic developers by Fenton’s reagent: condition optimization and kinetics for metol oxidation. Water Research. (6), 1791-1802.
Martinez, N.S.S, Fernandez, J.F., Segura, X.F. and Ferrer, A.S. 2003. Pre-oxidation of an extremely polluted industrial wastewater by the Fenton’s reagent, Journal of Hazardous Materials B101. 315-322.
Neyens, E. and Baeyens, J. 2003. A rewiev of classic Fenton’s peroxidation as an advanced oxidation technique. Journal of Hazardous Materials. B98 33-50.
Öztürk, . 1999. Anaerobik biyoteknoloji ve atık arıtımındaki uygulamaları. 320 s. Su Vakfı Yayınları.
Perez, M., Torrades, F., Hortal, J.A., Domenech, X. and Peral, J. 2002. Removal of organic contaminants in paper pulp treatment effluents under fenton and foto-fenton conditions. Applied Catalysis B: Environmental. (1), 63-74.
Potter, F.J. and Roth, J.A. 1993. Oxidation of chlorinated phenols using fenton reagent. Hazardous Waste and Hazardous Materials. (2), 151–170.
Rivas, F.J., Beltran, F.J., Carvalho, F., Acedo, B. and Gimeno, O. 2004. Stabilized leachates: sequential coagulation-flocculation + chemical oxidation process. Journal of Hazardous Materials. (1-2), 95-102.
Rivas, F.J., Beltran, F.J., Gimeno, O. and Alvarez, P. 2003. Optimisation of Fenton’s reagent usage as a

pre-treatment for fermentation brines. Journal of Hazardous Materials. (2-3), 277-290.
Rivas, F.J., Beltran, F.J., Gimeno, O. and Frades, J. 2001. Treatment of olive oil mill wastewater by Fenton’s reagent. Journal of Agricultural and Food Chemistry. (4), 1873-1880.
Sevimli, M.F. 2005. Post-treatment of pulp and paper industry wastewater by advanced oxidation processes. Ozone: Science & Engineering. (1), 37-43.
Tambosi, J.L., Di Domenico, M. and Schirmer, W.N. 2006. Treatment of paper and pulp wastewater and removal of odorous compounds by a Fenton-like process at the pilot scale. Journal of Chemical Technology and Biotechnology. (8), 1426-1432.
Teel, A.M. and Watts, R. 2002. Degradation of carbon tetrachloride by modified Fenton’s reagent. Journal of Hazardous Materials B94. 179-189.
Xu, X.R., Zhao, Z.Y. and Li, X.Y. 2004. Chemical oxidative degradation of methyl tert-butyl ether in aqueous solution by Fenton’s reagent. Chemosphere. (1), 73-79.
Yoon, J., Kim, S., Lee, D.S. and Huh, J. 2000. Characteristics of p-chlorophenol degradation by photo Fenton oxidation. Water Science and Technology. (3/4), 219–224.
Zoh, K.D. and Stenstrom, M.K. 2002. Fenton oxidation of hexahydro-1,3,5-trinitro-1,3,5-triazine (RDX) and octahydro-1,3,5,7-tetranitro-1,3,5,7-tetrazocine (HMX). Water Research. (5), 1331-1341.
Genel
Kalp Dostu Bir Mucize mi, Yoksa Beklenmedik Bir Risk Kaynağı mı?

Beklentilerin Ötesinde Bir Meyve
Binlerce yıldır bolluk, bereket ve doğurganlığın simgesi olan nar, antik sembolizmin çok ötesinde, modern klinik farmakolojinin en ilgi çekici öznelerinden biri haline gelmiştir. Antik bir bereket sembolünün modern laboratuvar titizliğiyle incelenmesi sonucunda, bu meyvenin sadece bir besin değil, vücudun biyokimyasal dengesini manipüle edebilen güçlü bir “farmasötik ajan” olduğu ortaya çıkmıştır. Modern tıbbın “süper besin” olarak etiketlediği nar, bir yandan damar tıkanıklığını tersine çevirebilecek kadar muazzam bir şifa potansiyeli sunarken, diğer yandan dar terapötik indekse sahip ilaçlarla hayati riskler barındıran etkileşimlere girebilmektedir. Bu yazıda, narın biyokimyasal profilini ve hayat kurtaran faydaları ile hayati riskleri arasındaki o ince çizgiyi inceleyeceğiz.
Damar Sertliğini Tersine Çevirebilen Nadir Bir Güç
Klinik kardiyolojide yerleşik algı, arteriyel plakların (damar sertliği) oluştuğunda genellikle sadece agresif ilaç tedavileri veya cerrahi müdahale ile kontrol edilebileceği yönündedir. Ancak nar suyunun karotis arter stenozu (şah damarı daralması) olan hastalar üzerindeki klinik sonuçları, bu paradigmayı sarsacak niteliktedir. Yapılan çalışmalarda, bir yıl boyunca nar suyu tüketen hastaların arteriyel plak kalınlığında (intima-media kalınlığı – IMT) %35 gibi çarpıcı bir azalma kaydedilmiştir. Buna karşılık, kontrol grubundaki (tüketmeyen) hastalarda plak kalınlığının %9 oranında kötüleştiği gözlemlenmiştir. Bu veriler, narın sadece damar sağlığını korumakla kalmayıp, mevcut aterosklerotik lezyonları geriletme kapasitesine sahip nadir doğal bileşiklerden biri olduğunu kanıtlamaktadır.
“Pomegranate juice consumption for 3 years by patients with carotid artery stenosis reduces common carotid intima-media thickness, blood pressure and LDL oxidation.”
İkinci “Greyfurt Etkisi”: Enzimlerin Gizli Savaşı
Narın vücudumuzdaki en kritik farmakolojik etkisi, bağırsaklardaki enzim sistemleri üzerindeki manipülasyonudur. Nar; ilaçların metabolize edilmesinden sorumlu olan CYP3A4 ve CYP2C9 enzimlerini inhibe ederek meşhur “greyfurt suyu etkisi”ne benzer bir tablo yaratır. Ancak burada uzmanlık gerektiren bir detay mevcuttur: Nar, karaciğerdeki (hepatik) fonksiyonlara dokunmadan, sadece bağırsak düzeyindeki (enterik) enzimleri baskılar. Bu durum, ağızdan alınan ilaçların “ilk geçiş metabolizmasını” (first-pass metabolism) devre dışı bırakarak ilaçların biyoyararlanımını kontrolsüz şekilde artırır. Örneğin Carbamazepine üzerinde yapılan çalışmalar, nar suyunun ilacın kandaki miktarını (AUC değeri) tam 1.5 kat artırdığını ve bu enzimatik blokajın, enzimlerin yeniden üretilmesi döngüsü nedeniyle 72 saat (3 gün) boyunca devam edebildiğini göstermiştir.
Warfarin Kullananlar İçin Hayati Uyarı
Doğal olanın her zaman güvenli olduğu yanılgısı, dar terapötik pencereye (etkili doz ile toksik doz arasındaki aralığın çok dar olması) sahip ilaçları kullanan hastalar için ölümcül olabilir. Klinik kayıtlarda yer alan 64 yaşındaki bir kadın hastanın vaka analizi, narın tek başına ne kadar güçlü bir manipülatör olduğunu kanıtlamaktadır. Sabit dozda balık yağı ve multivitamin kullanan ancak bu rejiminde hiçbir değişiklik yapmayan hastanın, nar suyunu kestikten sadece 10 gün sonra INR (kanın pıhtılaşma süresi) seviyesinin 2.2’den (ideal aralık) 1.7’ye düştüğü görülmüştür. Buradaki tehlike, INR’nin düşmesinin kanın pıhtılaşma riskinin hayati derecede artması anlamına gelmesidir. Bu vaka, narın ilacın etkisini izole bir şekilde nasıl manipüle edebileceğini ve kesildiğinde pıhtılaşma güvenliğini nasıl ortadan kaldırabileceğini göstermektedir.
Doğal Bir ACE İnhibitörü Olarak Nar
Narın tansiyon düşürücü etkisi, modern tıbbın en yaygın tansiyon ilaçları olan ACE inhibitörlerinin mekanizmasını taklit eder. Klinik veriler, nar suyunun serum ACE aktivitesini %36 oranında baskıladığını ve özellikle karotis arter stenozu olan hastalarda sistolik kan basıncını %21’e kadar düşürdüğünü kanıtlamaktadır. Bu etkinin arkasındaki temel mekanizma sadece antioksidan koruma değildir; nar aynı zamanda damar iç çeperini (endotel) koruyan Nitrik Oksit (NO) üretimini artırarak damarların gevşemesini (vazodilatasyon) sağlar. Bu durum, narın adeta doğal bir farmasötik ajan gibi hareket ederek damar elastikiyetini onardığını göstermektedir.
Hücresel Düzeyde Koruma: Enflamasyon ve Oksidasyonla Mücadele
Narın kardiyoprotektif başarısı, damarların mekanik yapısını iyileştirmesinin yanı sıra kanın moleküler kalitesini de artırmasına dayanır. Nar tüketimi, damar sertliğinin en büyük tetikleyicisi olan LDL (kötü kolesterol) oksidasyonunu %90 gibi muazzam bir oranda azaltabilmektedir. Ayrıca, hücresel düzeyde damar duvarına verilen zararı gösteren IL-6 ve ICAM-1 gibi enflamatuar belirteçlerin seviyelerini belirgin şekilde düşürür. Bu durum, uzun vadede kalp krizi ve inme riskini azaltan, hücresel düzeyde bir koruma kalkanı oluşturulması anlamına gelir.
Sonuç: Bilinçli Bir Şifa Kaynağı
Nar, modern farmakoloji ile beslenme biliminin kesiştiği noktada duran, muazzam bir “besin-ilaç” örneğidir. Sunduğu vasküler onarım yeteneği paha biçilemez olsa da, özellikle kronik ilaç tedavisi gören bireyler için öngörülemez bir risk kaynağına dönüşebilir. Narın vücutta bir ilaç gibi metabolize edildiği gerçeği, onun kullanımında tıbbi bilinç gerektirir.
Sağlık rutininize eklediğiniz “doğal” bir alışkanlığın, modern tıbbın sınırlarıyla nerede kesiştiğini hiç doktorunuza danıştınız mı?
Genel
2026 Kentsel Dönüşüm Rehberi: Haklarınızı Nasıl Korur, Süreci Nasıl Yönetirsiniz?

Türkiye’nin yapı stokunun afetlere karşı dirençli hale getirilmesi sürecinde milat niteliği taşıyan 4 Şubat 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6306 Sayılı Kentsel Dönüşüm Kanunu Uygulama Yönetmeliği değişiklikleri, mülkiyet hukuku, idare hukuku ve şehircilik pratikleri açısından köklü bir dönüşümü temsil etmektedir. 33158 sayılı Resmi Gazete ile yürürlüğe giren bu düzenlemeler, afet riski altındaki alanların dönüştürülmesini hızlandırmak adına bürokratik engelleri minimize ederken, karar alma süreçlerinde “salt çoğunluk” ilkesini mutlak bir standart haline getirmiştir.1 Bu rapor, kentsel dönüşüm uzmanı perspektifiyle, yeni mevzuatın getirdiği fırsatları, mülkiyet hakkı üzerindeki olası tehditleri ve vatandaşların bu süreçte kendilerini korumaları için izlemeleri gereken stratejik yol haritasını akademik bir titizlikle ve sektörel bir derinlikle analiz etmektedir.
Karar Alma Mekanizmalarında Radikal Dönüşüm: %50+1 Salt Çoğunluk Uygulaması
Kentsel dönüşüm projelerinin geçmişte en büyük tıkanma noktası olan “karar yeter sayısı” sorunu, 4 Şubat 2026 düzenlemeleriyle nihai bir çözüme kavuşturulmuştur. Önceki yıllarda uygulanan ve mülkiyet hakkının mutlakiyetine dayanan üçte iki (2/3) çoğunluk şartı, yerini paydaşların hisseleri oranında salt çoğunluğuna (%50+1) bırakmıştır.4 Bu değişiklik, sadece bir sayısal oran güncellemesi değil, aynı zamanda mülkiyetin toplumsal fayda ve can güvenliği perspektifinden yeniden yorumlanmasıdır.
Salt Çoğunluk İlkesinin Uygulama Alanları ve Hukuki Etkileri
Yeni yönetmelik uyarınca, riskli yapıların bulunduğu parsellerde binalar henüz yıktırılmamış olsa dahi, yeniden bina yaptırılmasına, payların satışına, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı sözleşmelerine dair kararlar salt çoğunlukla alınabilmektedir.2 Bu durum, projenin en başında bir veya birkaç malikin süreci bloke etme gücünü elinden almaktadır. Özellikle karmaşık hisseli yapılarda ve miras yoluyla bölünmüş mülkiyetlerde, salt çoğunluk kuralı projelerin yargı kıskacından kurtulmasını sağlamaktadır.
| Karar Türü | Eski Yeter Sayı (2/3 Dönemi) | Yeni Yeter Sayı (2026 Mevzuatı) | Hukuki Dayanak ve Uygulama |
| Yeniden Yapım ve Uygulama Kararı | 2/3 Çoğunluk | Salt Çoğunluk (%50+1) | Yıkım şartı aranmaksızın yürürlüğe girer.2 |
| Kat Karşılığı/Hasılat Paylaşımı | 2/3 Çoğunluk | Salt Çoğunluk (%50+1) | Hisseler oranında hesaplanır.4 |
| Parsel Birleştirme (Tevhit) | Oybirliği/Çoğunluk | Salt Çoğunluk (%50+1) | Riskli yapı parselleri için geçerlidir.2 |
| Pay Satışı ve Devir İşlemleri | 2/3 Çoğunluk | Salt Çoğunluk (%50+1) | Karara katılmayanların payları için ihtar sürecini başlatır.3 |
Toplantı Zorunluluğu: Şeffaflık ve Katılımın Yeni Standartı
Çoğunluk oranının düşürülmesiyle birlikte oluşabilecek “azınlık üzerindeki baskı” riskini dengelemek amacıyla, 2026 yönetmeliği “toplantı zorunluluğunu” yeniden tesis etmiştir. Geçmişte bazı dönemlerde esnetilen bu şart, artık idari sürecin bir geçerlilik şartı haline gelmiştir.5 Sürecin şeffaf yürütülebilmesi için maliklerden yalnızca birinin talebiyle tüm maliklerin toplantıya çağrılması zorunludur. Bu toplantıda maliklerin bilgilendirilmesi, tekliflerin tartışılması ve iradelerin açıkça ortaya konulması hedeflenmektedir. Alınan kararların resmi tutanak altına alınması ve bu tutanakların idareye sunulması, yapı ruhsatı alma sürecinin vazgeçilmez bir parçasıdır.4
Tebligat ve İletişim Rejiminde Dijital Devrim: e-Devlet ve İlan Usulü
Süreci hızlandırma stratejisinin en kritik ayağını tebligat usullerindeki değişiklik oluşturmaktadır. Klasik posta yoluyla tebligatın yarattığı zaman kayıpları ve “tebliğ edilememe” sorunları, yerini dijital ve kamusal ilan odaklı bir sisteme bırakmıştır.8
Elektronik Tebligat ve Zaman Kaymalarının Önlenmesi
Yeni sistemde, mülk sahiplerine yapılacak bildirimler öncelikle e-Devlet kapısı üzerinden gerçekleştirilmektedir. Sisteme düşen bildirimler, gönderildiği tarihten itibaren 5. günde tebliğ edilmiş sayılmaktadır.10 Bu durum, malikin “bildirimi görmedim” veya “posta elime ulaşmadı” şeklindeki savunmalarını hukuken geçersiz kılmaktadır. Vatandaşın artık pasif bir alıcı olmaktan çıkıp, mülkiyetine dair gelişmeleri dijital platformlardan aktif olarak takip etme yükümlülüğü doğmuştur.11
Muhtarlık İlanı ve Askı Süreçleri
e-Devlet üzerinden ulaşılamayan veya elektronik tebligat adresi bulunmayan malikler için “ilanen tebligat” mekanizması devreye girmektedir. Riskli yapı tespiti, tahliye kararları veya satış ihalelerine ilişkin duyurular, ilgili muhtarlıklarda 15 gün süreyle ilan edilmektedir.3 İlanın son günü olan 15. günün bitimiyle birlikte tebligat tüm paydaşlara hukuken yapılmış kabul edilmektedir. Ayrıca, bildirimlerin bina girişine asılması da ek bir şeffaflık katmanı olarak uygulanmaktadır.4
| Tebligat Türü | Tebliğ Sayılma Zamanı | Vatandaşın Sorumluluğu | Hukuki Sonuç |
| e-Devlet Bildirimi | 5. Gün | Düzenli e-Devlet kontrolü | İtiraz süreleri başlar.10 |
| Muhtarlık İlanı | 15. Gün | Muhtarlık panosu takibi | Hak düşürücü süreler işler.4 |
| Bina Girişi İlanı | Askı Süresince | Duyuru takibi | Toplantı katılım zorunluluğu.4 |
| Noter Tebligatı | Teslim Tarihi | Adres güncelleme | Kesin bildirim.4 |
Mülkiyetin El Değiştirme Riski: Pay Satışı ve Kamusal Müdahale
Karar alma sürecindeki salt çoğunluk ilkesinin en sert yaptırımı, karara katılmayan veya teklifi kabul etmeyen azınlık maliklerin hisselerinin satılmasıdır. 2026 düzenlemeleri, bu süreci idari bir otobana dönüştürerek tıkanıklıkları aşmayı amaçlamaktadır.1
Açık Artırma Usulü ve Öncelikli Alım Hakları
Salt çoğunluk kararına 15 gün içinde katılmayan maliklerin arsa payları, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) lisanslı değerleme kuruluşlarınca belirlenen rayiç bedel üzerinden açık artırmaya çıkarılmaktadır.4 Satışta öncelik, anlaşma sağlayan diğer paydaşlardadır. Ancak dikkat çekici yenilik, diğer maliklerin satın almadığı hisselerin akıbetinde ortaya çıkmaktadır. Eğer paydaşlar hisseyi satın almazsa, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, TOKİ veya ilgili yerel idare bu payları rayiç bedel üzerinden satın alarak projeye dahil olabilmektedir.1
Rayiç Bedel Tespiti ve İtiraz Mekanizmaları
Mülkiyet hakkının korunması noktasında en hassas konu olan “değerleme”, yeni mevzuatla sıkı bir denetim altına alınmıştır. Satışa konu payların değeri, piyasa koşullarına uygun olarak belirlenmek zorundadır. Maliklerin bu bedele karşı İdare Mahkemelerinde iptal davası açma hakkı saklıdır.10 Ancak yargı süreçleri devam ederken yürütmenin durdurulması kararı alınmadığı müddetçe satış işlemleri durmamakta, malik daha sonra sadece bedel farkı tazminatı alabilmektedir. Bu durum, azınlık malikler için “mülksüzleşme” riskini beraberinde getiren en büyük tehditlerden biridir.11
Finansal Desteklerde Yeni Dönem: 2026 Limitleri ve “Yarısı Bizden” Reformu
Kentsel dönüşümün mali yükü, 2026 yılı itibarıyla güncellenen destek paketleri ve hibe mekanizmaları ile hafifletilmeye çalışılmaktadır. Özellikle İstanbul gibi yüksek riskli bölgelerde uygulanan “Yarısı Bizden” kampanyası, projenin finansal sürdürülebilirliği için kritik bir enstrüman haline gelmiştir.16
“Yarısı Bizden” Kampanyası Detayları ve Başvuru Şartları
31 Aralık 2026 tarihine kadar başvuruların kabul edildiği bu kampanya, vatandaşlara hem nakdi hibe hem de düşük faizli kredi imkanı sunmaktadır. Toplam destek miktarı, inşaat maliyetlerindeki artışlar göz önüne alınarak yaklaşık 1,8 milyon TL seviyesine yükseltilmiştir.16
| Destek Bileşeni | Tutar (Konut Başına) | Geri Ödeme Şartı | Uygulama Esası |
| Yapım Hibesi | 875.000 TL | Karşılıksız (Hibe) | İnşaat aşamasına göre ödenir.16 |
| Yapım Kredisi | 875.000 TL | 2 Yıl Ödemesiz, 10 Yıl Vade | Ruhsat sonrası başlar.16 |
| Taşınma Desteği | 125.000 TL | Tek Seferlik (Hibe) | Tahliye sonrası ödenir.16 |
| Toplam Destek | 1.875.000 TL | Karma Model | Bağımsız bölüm başına geçerli.16 |
Kira Yardımları ve Bölgesel Farklılıklar
Dönüşüm sürecinde konutundan tahliye edilen malik ve kiracılara verilen kira yardımları, 2026 yılı enflasyon ve asgari ücret artışları paralelinde yeniden düzenlenmiştir. İstanbul’da merkezi idare ve İBB tarafından sağlanan destekler birleştirildiğinde, emekli veya dar gelirli vatandaşlar için aylık ödemeler 12.000 TL seviyelerine ulaşabilmektedir.19
- İstanbul: Malikler için aylık 8.000 – 10.500 TL; kiracılar için tek seferlik 16.000 – 21.000 TL.19
- Ankara, İzmir, Bursa, Antalya: Malikler için aylık 6.500 – 8.500 TL; kiracılar için tek seferlik 13.000 – 17.000 TL.19
- Diğer Büyükşehirler: Aylık 5.500 – 7.500 TL civarında destek ödemeleri.19
- Sınırlı Ayni Hak Sahipleri: Şehir grubuna göre 22.500 TL ile 40.000 TL arasında değişen defaten ödemeler.19
Riskli Alan ve Rezerv Yapı Alanı Tanımlarında Genişleme
4 Şubat 2026 mevzuat reformu, sadece bireysel binaları değil, bütünsel kentsel alanları ilgilendiren tanımlarda da radikal değişiklikler içermektedir. “Rezerv yapı alanı” tanımındaki “yeni yerleşim alanı” ibaresinin kaldırılması, halihazırda yerleşimin olduğu mahallelerin de rezerv alan ilan edilerek dönüşüme tabi tutulmasının önünü açmıştır.10
Sosyal ve Çevresel Risk Faktörlerinin Eklenmesi
2025 yılı sonunda yapılan ve 2026’da tam kapasite uygulanan düzenleme ile “riskli alan” kriterleri genişletilmiştir. Artık bir alanın riskli ilan edilmesi için sadece zemin yapısı veya binanın çürüklüğü yeterli değildir; sosyal ve çevresel riskler de (altyapı yetersizliği, çarpık kentleşme, sosyal donatı eksikliği vb.) kentsel dönüşüm gerekçesi sayılabilmektedir.23 Bu durum, daha fazla alanın kamu eliyle dönüştürülmesine imkan tanırken, mülkiyet sahiplerinin “uygulama bütünlüğü” gerekçesiyle rızaları dışında projelere dahil edilmesine yol açabilmektedir.24
Sükna (Oturma) Hakkı ve Sosyal Koruma
Ekonomik gücü olmayan, borçlanamayan ve başka evi bulunmayan dar gelirli vatandaşlar için 2026 mevzuatı bir “sosyal emniyet supabı” geliştirmiştir. Yeni yapılacak konutun değeri, malikin payından yüksekse ve malik bu farkı ödeyemiyorsa, mülkiyetin Kentsel Dönüşüm Başkanlığına devredilmesi karşılığında malik ve eşine “sükna hakkı” tanınmaktadır.22 Bu hak sayesinde vatandaş, mülkiyet sahibi olmasa bile ölene kadar evinde oturmaya devam edebilmekte, mülkiyet ancak vefat sonrası kamuya geçmektedir. Bu model, kentsel dönüşümün sosyal adalet boyutunu güçlendirmeyi amaçlamaktadır.22
Kentsel Dönüşümde Vatandaş Hakları ve Korunma Rehberi
Yeni dönemde kentsel dönüşüm süreci, takip edilmediği takdirde ciddi hak kayıplarına yol açabilecek bir hızla ilerlemektedir. Bir kentsel dönüşüm uzmanı olarak vatandaşların bu süreçten en kârlı ve güvenli şekilde çıkmaları için hazırlanan stratejik rehber aşağıdadır:
1. e-Devlet ve İletişim Kanallarının Aktif Takibi
Vatandaşlar, e-Devlet kapısı üzerindeki iletişim bilgilerini güncellemeli ve “Kentsel Dönüşüm” başlığı altındaki bildirimleri en az haftalık periyotlarla kontrol etmelidir. Unutulmamalıdır ki, dijital tebligat 5. günde kesinleşmektedir ve bu andan itibaren 15 günlük itiraz süresi işlemektedir.10
2. Zorunlu Toplantılara Katılım ve Tutanak Şerhleri
Mevzuatla zorunlu hale getirilen malikler toplantısı, hak arama sürecinin ilk ve en önemli adımıdır. Bu toplantıya mutlaka katılınmalı, eğer alınan karara veya seçilen müteahhide itiraz varsa, bu itirazlar gerekçeleriyle birlikte “toplantı tutanağına” yazdırılmalıdır. Bu tutanak, ileride açılacak bir iptal davasında en güçlü delil olacaktır.4
3. Bağımsız Değerleme Raporu Hazırlatılması
İdare veya Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından yaptırılan değerlemeler bazen piyasa gerçeklerinin altında kalabilmektedir. Pay satışı aşamasına gelmeden önce, mülk sahiplerinin kendi imkanlarıyla SPK lisanslı bir kuruluşa değerleme yaptırmaları ve bu raporu “bedel tespit komisyonuna” sunmaları, satış bedelinin yükseltilmesi için kritik bir savunma aracıdır.13
4. Müteahhit Sözleşmelerinde “Hukuki Koruma” Maddeleri
Salt çoğunlukla karar alınan projelerde, azınlıkta kalan maliklerin dahi sözleşme şartlarını inceleme hakkı vardır. Müteahhitlerle yapılan kat karşılığı sözleşmelerde şu maddelerin varlığı kontrol edilmelidir:
- İnşaat Süresi ve Gecikme Tazminatı: Net süreler ve caydırıcı cezalar.
- Teknik Şartname (Mahal Listesi): Kullanılacak malzemenin markasına kadar detaylı döküm.
- Kira Yardımı Garantisi: Bakanlık yardımına ek olarak müteahhidin taahhütleri.
- Teminat Mektubu: Müteahhidin mali gücünü gösteren banka teminatları.9
5. Yargı Yollarının Zamanında Kullanılması
Riskli yapı tespitine karşı 15 gün, pay satışı kararına karşı 30 gün içinde dava açılması gerekmektedir.10 Bu süreler kaçırıldığında, mülkiyetin geri kazanılması neredeyse imkansız hale gelmektedir. Dava açılırken mutlaka “yürütmenin durdurulması” talep edilmeli, böylece yargılama bitene kadar mülkün satılması veya binanın yıkılması önlenmelidir.12
6. Kamu Yardımlarının Takibi ve “Yarısı Bizden” Başvurusu
İstanbul’daki malikler, binalarının riskli ilan edilmesinden itibaren “Yarısı Bizden” kampanyası şartlarını zorlamalıdır. 31 Aralık 2026 tarihine kadar olan süreyi kaçırmamak için müteahhit ile anlaşma sağlandığı anda ruhsat süreçleri hızlandırılmalı ve hibe sözleşmeleri imzalanmalıdır.18
Teknik ve İdari Düzenlemeler: Tapu ve Ruhsat Süreçleri
4 Şubat 2026 yönetmeliği, mülkiyetin tapu kütüğündeki temsiliyetinde de önemli düzenlemeler getirmiştir.
Riskli Yapı Belirtmesi ve Hakların Korunması
Geçmişte bina yıkıldığında tapudaki “riskli yapı” şerhinin hemen kaldırılması, maliklerin vergi muafiyetleri gibi kentsel dönüşüm avantajlarından yararlanmasını zorlaştırıyordu. Yeni düzenleme ile şerh terkin edilse dahi, beyanlar hanesine “6306 sayılı Kanun kapsamındadır” belirtmesi eklenmektedir.1 Bu teknik işlem, mülk sahibinin süreç sonuna kadar kanuni teşviklerden kesintisiz yararlanmasını garanti altına almaktadır.
Müteahhit Teminat Oranlarındaki İndirim
Ruhsat alma süreçlerini hızlandırmak ve inşaat maliyetlerini düşürmek adına, müteahhitlerin idareye sunması gereken teminat oranları %10’dan %6’ya düşürülebilmektedir.2 Bu durum müteahhitler için finansal bir rahatlama sağlasa da, vatandaşların projenin yarım kalma riskine karşı ek önlemler (teslimat garantileri vb.) almalarını gerekli kılmaktadır.
| Düzenleme Alanı | Eski Uygulama | Yeni Uygulama (2026) | Vatandaşa Etkisi |
| Yapı Ruhsatı Teminatı | %10 Sabit | %6’ya kadar indirim | Proje maliyeti düşer.2 |
| Tapu Şerhi | Yıkımla kaldırılıyordu | “Kanun kapsamında” belirtmesi | Teşvikler devam eder.1 |
| Ruhsat Onay Süreci | Hafta/Aylar sürüyordu | Günler içinde (hızlandırılmış) | Dönüşüm hızlanır.3 |
| Belediye Denetimi | Lokal insiyatif | Bakanlık teyit zorunluluğu | Usulsüzlük azalır.4 |
Sonuç: Hızlı Dönüşüm ve Güvenli Mülkiyet Arasındaki Denge
4 Şubat 2026 tarihli mevzuat reformu, Türkiye’nin yapısal dönüşümünde “verimlilik” ve “hız” eksenli bir devrimdir. Salt çoğunluk ilkesi, dijital tebligat rejimi ve genişletilen risk kriterleri, afetlerle mücadelede devlete ve paydaş çoğunluğuna güçlü bir hareket alanı sağlamaktadır. Ancak bu hız, mülkiyet hakkının hassasiyetleri ile çatışma potansiyeli taşımaktadır.
Vatandaşlar için bu süreçteki en büyük fırsat, “Yarısı Bizden” gibi devasa finansal teşviklerle binalarını bedelsiz veya çok düşük maliyetlerle yenileyebilmeleridir. Buna karşın, tebligat süreçlerini takip etmeyen veya uzlaşma masasında pasif kalan malikler için “pay kaybı” ve “mülksüzleşme” gerçek bir tehdittir. 2026 kentsel dönüşüm vizyonu, mülkiyet sahibini “bilinçli ve takipçi bir paydaş” olmaya zorlamaktadır. Bu rehberde belirtilen stratejik adımları izleyen, e-Devlet bildirimlerini aksatmayan ve hukuki süreçleri zamanında başlatan vatandaşlar, bu tarihi reformdan en yüksek kazançla çıkarak güvenli yaşam alanlarına kavuşacaklardır. Kentsel dönüşüm sadece bir yıkım ve yapım süreci değil, aynı zamanda mülkiyet haklarının modern bir hukuk düzeninde yeniden tanımlanması sürecidir.
Works cited
- Oturduğu binada kentsel dönüşüme izin vermeyenin tapusu devlete geçiyor: Resmi Gazete’de bugün yayımlandı, accessed on February 5, 2026, https://www.sozcu.com.tr/oturdugu-binada-kentsel-donusume-izin-vermeyenin-tapusu-devlete-geciyor-resmi-gazete-de-bugun-p290923
- 6306 Sayılı Kentsel Dönüşüm Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde Önemli Değişiklikler, accessed on February 5, 2026, https://www.alomaliye.com/2026/02/04/6306-sayili-kentsel-donusum-kanunu-uygulama-yonetmeliginde-onemli-degisiklikler/
- Resmi Gazete’de yayımlandı: Kentsel dönüşümde her şey değişti!, accessed on February 5, 2026, https://www.birgun.net/haber/resmi-gazete-de-yayimlandi-kentsel-donusumde-her-sey-degisti-690000
- Yönetmelik Değişti: Kentsel Dönüşümde %50+1 Karmaşası Son …, accessed on February 5, 2026, https://www.memurlar.net/haber/1158853/yonetmelik-degisti-kentsel-donusumde-50-1-karmasasi-son-buldu.html
- Kentsel dönüşümde salt çoğunluk uygulamasına yeni düzenleme, accessed on February 5, 2026, https://www.aa.com.tr/tr/gundem/kentsel-donusumde-salt-cogunluk-uygulamasina-yeni-duzenleme/3820466
- Kentsel dönüşümde yeni dönem: Arsa payları satılabilecek, accessed on February 5, 2026, https://bigpara.hurriyet.com.tr/haberler/konut-haberleri/kentsel-donusumde-yeni-donem-arsa-paylari-satilabilecek_ID1624367/
- Kentsel dönüşümde yeni dönem: Bir hak sahibinin isteği karar sürecini başlatacak, itiraz edenin payı satılacak ya da devlet alacak – T24, accessed on February 5, 2026, https://t24.com.tr/haber/kentsel-donusumde-yeni-donem-bir-hak-sahibinin-istegi-karar-surecini-baslatacak-itiraz-edenin-payi-satilacak-ya-da-devlet-alacak,1296603
- Kentsel dönüşüm mevzuatında değişiklik: Riskli yapının tapu kaydına şerh konulacak, accessed on February 5, 2026, https://www.cnbce.com/gayrimenkul/kentsel-donusum-mevzuatinda-degisiklik-riskli-yapinin-tapu-kaydina-serh-konulacak-h24345
- Dönüşümde kurallar değişti – Bigpara Ekonomi Haberleri – Hürriyet, accessed on February 5, 2026, https://bigpara.hurriyet.com.tr/haberler/ekonomi-haberleri/donusumde-kurallar-degisti_ID1624402/
- Kentsel Dönüşüm Kanunu 2026 – Mg HUKUK, accessed on February 5, 2026, https://www.mghukuk.av.tr/kentsel-donusum-kanunu/
- Kentsel dönüşümde yeni dönem: Tebligat e-Devlet üstünden … – T24, accessed on February 5, 2026, https://t24.com.tr/haber/kentsel-donusumde-yeni-donem-tebligat-e-devlet-ustunden-yapilacak-15-gun-icinde-cevap-vermeyenin-evi-satisa-cikarilabilecek,1289712
- Kentsel Dönüşüm Yasası 2024 – EMSAL.COM, accessed on February 5, 2026, https://emsal.com/kentsel-donusum-yasasi-2024/
- Kentsel Dönüşüm İstemeyen Kat Maliklerin Hakları Nelerdir?, accessed on February 5, 2026, https://asringrup.com/makaleler/kentsel-donusum-istemeyen-kat-maliklerin-haklari-nelerdir
- Oturduğu Binada Kentsel Dönüşüme İzin Vermeyenin Tapusu Devlete Geçiyor – Bodrum Haber, accessed on February 5, 2026, https://bodrumhaber.com/oturdugu-binada-kentsel-donusume-izin-vermeyenin-tapusu-devlete-geciyor/
- Kentsel Dönüşüm ve Hukuki Süreçler – 6306 Sayılı Kanun Kapsamında Haklarınız, accessed on February 5, 2026, https://www.ferhatbulut.av.tr/makaleler/kentsel-donusum-ve-hukuki-surecler—6306-sayili-kanun-kapsaminda-haklariniz
- YARISI BİZDEN KAMPANYASINDA DESTEK TUTARLARI ARTIRILDI, accessed on February 5, 2026, https://csb.gov.tr/yarisi-bizden-kampanyasinda-destek-tutarlari-artirildi-bakanlik-faaliyetleri-41622
- Yarısı Bizden Kampanyası Destek Artışı – Çelik İnşaat, accessed on February 5, 2026, https://www.celikinsaat.biz/tr-TR/yarisi-bizden-kampanyasi-destek-artisi
- Kentsel Dönüşüm Yarısı Bizden Kampanyası Detayları 2026 – Anıl İnşaat, accessed on February 5, 2026, https://anilinsaat.com/kentsel-donusum-yarisi-bizden-kampanyasi-detaylari-2024/
- Kentsel Dönüşüm Kira Yardımı 2026 Başvurusu Şartları, accessed on February 5, 2026, https://www.tahanci.av.tr/kentsel-donusum-kira-yardimi/
- Kira Desteği – İBB Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü – İstanbul Büyükşehir Belediyesi, accessed on February 5, 2026, https://kentseldonusum.ibb.istanbul/riskli-binalar-icin-kira-destegi/
- 2026 Kentsel Dönüşüm Kira Yardımı ve Taşınma Desteği Tutarları, accessed on February 5, 2026, https://www.cityvenn.com/haber/2026-kentsel-donusum-kira-yardimi-ve-tasinma-destegi-tutarlari
- 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Yasası değişikliği neler getiriyor? – Ali …, accessed on February 5, 2026, https://www.aliyuksel-hilmiozalp.av.tr/6306-sayili-kentsel-donusum-yasasi-degisikligi-neler-getiriyor/
- Resmi Gazete’den Şaşırtıcı Karar: Kentsel Dönüşümde ‘Riskli Alan …, accessed on February 5, 2026, https://www.canakkalekalem.com/resmi-gazeteden-sasirtici-karar-kentsel-donusumde-riskli-alan-kriteri-yenilendi/155303
- 6306 sayılı afet yasası kapsamında temel hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamalar – Anayasa-Der, accessed on February 5, 2026, https://anayasader.org/wp-content/uploads/2020/05/Yurtcanl%C4%B1-AYHD-4.pdf
- 6306 sayılı kanun kapsamında riskli yapı kavramı – DergiPark, accessed on February 5, 2026, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/3654050
- 6306 SAYILI KANUN BAKIMINDAN KENTSEL DÖNÜŞÜM SÜRECİ ve TAPU SİCİL İŞLEMLERİ – DergiPark, accessed on February 5, 2026, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/375751
- Kentsel Dönüşüm Süreci ve Aşamaları | Denge Değerleme, accessed on February 5, 2026, https://www.dengedegerleme.com/gayrimenkul/kentsel-donusum-sureci-ve-asamalari/
Genel
Kivona Çiftliği’nde Ekolojik Bir Yolculuk: Egodan Ekoya

Ordu’nun Perşembe ilçesinde doğanın kalbinde yükselen Kivona Çiftliği, yalnızca bir tarım alanı değil, aynı zamanda yaşam felsefesine
dair güçlü bir mesaj taşıyor: doğayla uyum içinde var olmak. Sayın Ufuk Keleş Bey’in yıllara dayanan tecrübeleriyle kurduğu bu permakültür ekosistemi, modern tarımın tahripkâr yaklaşımına karşı bir alternatif sunuyor.
Ziyaretimiz sırasında yalnızca bitkiler ve hayvanlar üzerine değil, aynı zamanda ekosistemin işleyişini gözlemleme ve doğayla uyumlu bir yaşamın mümkün olduğuna tanık.
Coğrafi Konumun Önemi
Çiftliği’nin bulunduğu Perşembe, Karadeniz’in bereketli toprakları ve nemli iklimiyle permakültür uygulamaları için oldukça uygun bir bölge. Bu coğrafya, çeşitlilik bakımından zengin bir ekosistem yaratıyor. Sayın Keleş’in vurguladığı gibi, bu toprakların verimliliği yalnızca doğal özelliklerinden değil, aynı zamanda yıllar içinde geliştirilen bilgi ve deneyimden de besleniyor. Tarımsal üretimde coğrafi koşullar kadar, o koşulları doğru okuyabilen bir bilincin de gerekli olduğunu bir kez daha.
Deneyimin Rolü Keleş Bey, çiftlikte uyguladığı yöntemleri yalnızca kitaplardan değil, deneme-yanılma süreçlerinden öğrenmiş. “Yaptığımız
uygulamanın sonuçlarına bakıyoruz, işimize yarıyor mu, yaramıyor mu?” diye ifade ettiği bu yaklaşım, bilginin en değerli kaynağının doğrudan
deneyim olduğunu hatırlatıyor. Permakültürün özünde de bu var: Doğayı gözlemlemek, onun ritmini anlamak ve ona göre hareket etmek.
Hayvanlarla Ekolojik Mücadele Ziyaret sırasında dikkat çekici bir konu da hayvanların ekosistemdeki rolüydü. Keleş Bey, “Hayvan varlığı olarak hindiyi seçtim” derken aslında çok basit ama derin bir gözlem paylaşmıştı. Tavuk, ördek, kaz gibi birçok hayvan denenmiş; fakat vücut
ağırlığı itibarıyla yabani otlarla en etkili mücadeleyi hindilerde görmüş. Bu tercih, yalnızca üretim odaklı bir karar değil; aynı zamanda
doğanın kendi dengesine uygun bir çözüm arayışının sonucu.
Hindiler, marulların arasındaki yabani otları yiyerek marulları korumuş. Ancak biber yapraklarını sevmeleri, bazı sebzelerle uyumsuzluk yaratmış. Yine de genel olarak arazilerin bu verimli durumda olmasında hindilerin katkısı belirleyici olmuş. Buradan çıkarılacak ders şudur: Doğa, her zaman tek bir yanıt vermez. Her arazi, her hayvan ve her ürün kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir.
Permakültürün Öğrettikleri Permakültür yalnızca tarım tekniklerinden ibaret değil; aynı zamanda yaşam felsefesi sunuyor. Kivona Çiftliği’nde
gördüğümüz yaklaşım, şu temel ilkeleri bize yeniden hatırlattı:
1. Gözlem ve Uyum: Doğa kendi kurallarını koyar, insanın görevi ona ayak uydurmaktır.
2. Çeşitlilik: Tek ürün yerine farklı bitki ve hayvanların bir arada bulunması, sistemi daha dayanıklı kılar.
3. Atık Yoktur: Her şey döngüseldir; birinin artığı diğerinin kaynağıdır.
4. Küçük Adımların Gücü: Büyük çözümler bazen küçük gözlemlerden doğar; hindilerin ot mücadelesindeki başarısı bunun güzel bir örneğidir.
Egodan Ekoya Bir Bakış Kivona Çiftliği, aslında yalnızca tarım yapan bir alan değil; aynı zamanda “egodan ekoya” geçişin somut bir örneği. Ego
merkezli tarım, doğayı yalnızca kaynak olarak görür ve kısa vadeli kazançlara odaklanır. Oysa burada ekosistemi esas alan bir anlayış var.
İnsan kendisini doğadan üstün görmüyor; onun bir parçası olarak hareket ediyor.
Bu bakış açısı yalnızca çiftlikte değil, şehirde yaşayan bizler için de yol gösterici olabilir. Daha bilinçli tüketim alışkanlıkları, yerel
üreticiye destek, doğayla uyumlu yaşam pratikleri hepimizin yaşamına değer katar.
Kivona Çiftliği’nde geçirdiğimiz süre, bize yalnızca tarımsal üretimi değil, yaşamın bütünselliğini düşündürdü. Hindilerin otlarla
mücadelesinden, sebzelerin korunmasına; coğrafi konumun avantajlarından, yılların deneyiminin değerine kadar her ayrıntı, doğanın bize sunduğu
bilgeliği hatırlattı.
Sayın Ufuk Keleş Bey’in rehberliğinde öğrendiklerimiz, ekolojik bir yaşamın lüks değil, zorunluluk olduğunu gösterdi. Egodan ekoya giden bu yolculuk, yalnızca çiftliklerde değil, hayatın her alanında uygulanabilir. Küçük adımlar, büyük dönüşümlerin habercisidir. Ve biz bu dönüşümün parçası olmayı seçtiğimizde, hem kendimiz hem de gezegenimiz için daha sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlamış oluruz.
İncelemeler10 yıl agoÇevre Kirliliği: Nedenleri, Türleri ve Hep Birlikte Neler Yapabiliriz?

İncelemeler10 yıl agoÇevre Mühendisi Maaşları -2019

Çevre Haberleri9 yıl agoÇevre Sorunları Nelerdir?

İncelemeler9 yıl agoRadyasyonun Zararları Nelerdir?

Atıksu Arıtımı9 yıl agoAdsorpsiyon Nedir?

İncelemeler10 yıl agoToprak Kirliliği Nedir?

Çevre Haberleri9 yıl agoÇevre Kirliliği ile İlgili Çizilmiş Resimler
İncelemeler8 yıl agoHava Kirliliği Nedir?

























You must be logged in to post a comment Login